YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10779
KARAR NO : 2015/18336
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 03/03/2014
NUMARASI : 2012/761-2014/147
M.. Ü.. ile S.. P.. ve N.. P.. aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair Karşıyaka 3.Aile Hukuk Mahkemesi’nden verilen 03.03.014 gün ve 761/147 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalılardan Sinan hakkında İzmir 28. İcra Müdürlüğü 2012/13172 Esas sayılı dosya kapsamında 10.000, 00 TL alacaklı olduğunu, davalıların iş bu davadan ik ay önce boşandıklarını, davalı Nursel adına kayıtlı taşınmaz bulunduğunu, TMK 210. maddesi gereği alacağının tahsili için davalılar arasındaki mal rejiminin tasfiyesi ile alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Nursel vekili, taşınmazın kişisel malı ile alındığını ileri sürerek, davalı Sinan vekili, davaya konu edilen taşınmazın alımında katkısının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava tarihi itibariyle evlilik birliğinin mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılar, 27.12.1986 tarihinde evlenmiş, 11.09.2012 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 20.09.2012 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Boşanma davasında taraflar “birbirlerinden maddi manevi tazminat, nafaka, edinilmiş malların tasfiyesi vs hiçbir ekonomik talepleri bulunmamaktadır” şeklinde beyanları ile anlaşmalı olarak boşanmışlardır. Başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM’nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (TMK.nun 225/2. m) yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK’nun 202.m). Dava konusu 156 ada 103 parsel 8 nolu bağımsız bölüm, 14.02.2002 tarihinde satış yoluyla davalı Nursel adına tescil edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). iddianın ileri sürülüş şekline göre dava, mal rejiminin tasfiyesi ve alacak isteğine ilişkindir.
Bu tür davalar eşler ve mirasçılar tarafından açılabilir, eşlerin ya da mirasçıların alacaklıları tarafından mal rejiminin tasfiyesine olanak veren yasal düzenleme mevcut değildir. Bu açıklamalar doğrultusunda; davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru değilse de ret kararı yukarıda açıklanan gerekçelerle sonuç itibariyle doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün açıklanan nedenlerle ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 25,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 14.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.