YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19857
KARAR NO : 2015/28980
KARAR TARİHİ : 23.11.2015
MAHKEMESİ : İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/03/2015
NUMARASI : 2015/109-2015/140
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile yapılan takipte, borçlu icra mahkemesine başvurusunda, ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek usulsüz tebliğ şikayetinde bulunmuş, mahkemece, ödeme emrinin usule uygun tebliğ edildiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda, borçluya yapılan örnek 7 ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebliğ belgesinin incelenmesinde; “Beyan veren/komşu/kapıcı/yönetici imzadan imtina etmiştir” ibareli kaşenin altında “Tevziat saatlerinde muhatabın adresinin kapalı olması sebebiyle muhatap en yakın komşusu A.. D..’e soruldu Muhatabın nerede olduğunu bilmiyor imzadan kaçınarak sözlü beyan etmesi üzerine tebliğ evrak 7201 sayılı TK’nın 21. maddesine göre Altıntepe Mahallesi Muhtarlığına tebliğ edilmiş olup2 no’lu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır” açıklamasına yer verildiği görülmüş, tebligatta borçlunun adresinden geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı, tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği ve dönecekse ne zaman döneceği hususu tebliğ mazbatasına tevsik edilmeden muhtara tebliğ ve 2 nolu fişin kapıya yapıştırılması ile tebliğ işlemi tamamlanmıştır. Bu durumda anılan tebligat, Tebligat Kanunu 21/1 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 30. maddesi uyarınca usulsüzdür.
Öte yandan, tebligatın usulsüz yapıldığına ilişkin şikayet mahkemede her türlü delille ispat edilebileceğinden, duruşma açılmadan, şikayetçiye (borçluya) ve karşı tarafa (alacaklıya) delillerini mahkemeye ibraz etmeleri için imkan tanınmadan talep hakkında dosya üzerinden karar verilmesi de doğru görülmemiştir (HGK.nun 2003/12-600 E.- 2003/606 K.).
O halde ödeme emri tebliğ işleminin TK 21/1 ve Yönetmeliğin 30. maddesi uyarınca usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla mahkemece şikayetin kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.