Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/12555 E. 2015/16858 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12555
KARAR NO : 2015/16858
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23/02/2009 gün, 2008/278-2009/67 karar sayılı ilamı ile sanık ile birlikte aynı suçtan yargılanan… hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, verilen kararın 09/03/2009 tarihinde kesinleştiği, kararda öngörülen 5 yıllık denetim süresi içerisinde.. . 20/12/2012 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediğinden bahisle hakkında … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/12/2013 gün, 2013/85-2013/788 sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü kurulduğu, bu hükmün temyiz edilmeyerek 28/12/2013 tarihinde kesinleşmesine müteakip, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/02/2012 tarihli yazısı ile … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23/02/2009 gün, 2008/278-2009/67 sayılı ilamı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için ihbarda bulunulduğu, bunun üzerine, … Asliye Ceza Mahkemesi tarafından … atılı suçla ilgili olarak, 2014/78 esas sayılı dosyanın, 10/02/2014 tarihli tensip zaptı ile mahkemenin bu dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, ancak yapılan yargılama sonucunda sadece sanık… hakkındaki 23/02/2009 tarihli hükmün açıklanıp, … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış olduğu görülmekle birlikte, bu hususta sonradan karar verilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Başka bir suçtan yürütülen soruşturma kapsamında, … Sulh Ceza Mahkemesi’nin 29/05/2008 gün, 2008/507 değişik iş sayılı kararına istinaden, kolluk görevlileri tarafından sanığa ait evin müştemilatında yapılan aramada, yakacak olarak kullanılması planlanan odunların altında, kültür varlığı olabileceği değerlendirilen 10 adet obje bulunduğu, bu objeler üzerinde tarafsız arkeolog bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda, tümünün 2863 Sayılı Kanun kapsamında olduğunun belirtildiği görülmekle,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın, eksik incelemeye, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın ve aynı suçtan yargılanan… dosya kapsamında mevcut ifadeleri incelendiğinde, dava konusu objelerin sanığa, babasından kaldığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanun’un 70. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeksizin, aynı Kanun’un 67/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-5271 sayılı CMK’nın 231/11. fıkrasında denetim süresi içinde kasti bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin tespiti halinde mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan önceki hükmün açıklanmasından ibaret olduğu, bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanmayan yasal hükümler dışında önceki hükümde bir değişiklik yapılamayacağından, yeniden kurulan hükmün de önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yönelik olduğu, bu açıklamalar ışığında, hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle, mahkemece önceki hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
2-Sanık hakkında hükmedilen 5 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında, adli para cezasının tespitine esas tam gün sayısının belirtilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddelerine aykırı davranılması,
3-Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasına ilişkin olarak TCK’nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi ile yetinilmesi yerine, infaz aşamasında nazara alınması gereken 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi gereğince ihtarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak, sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı tutularak BOZULMASINA, 04/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.