Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/13671 E. 2015/28746 K. 17.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13671
KARAR NO : 2015/28746
KARAR TARİHİ : 17.09.2015

Tebliğname No : 11 – 2013/174366
MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/04/2013
NUMARASI : 2012/758 (E) ve 2013/309 (K)
SUÇ : Özel belgede sahtecilik

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Sanığın, şikayetçi S.. K.. adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kullanarak suç tarihinde Bursa Telekom Müdürlüğüne müracaat edip şikayetçi adına 02.. nolu sabit telefon hattına ait abonelik sözleşmesini sahte olarak düzenlettirdiğinin iddia ve kabul edildiği olayda; UYAP üzerinden yapılan kontrolde sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan halen derdest veya temyiz aşamasında bulunan dosyalar olduğu anlaşılmakla bu dosyalar getirtilip, derdest olmaları halinde birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örneklerinin alınmasından sonra, suç tarihinden sonra 10.11.2008 gün ve 27050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” hükmü karşısında; sanığın eyleminin, özel hüküm niteliğinde bulunup, lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden “özel belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın suç tarihi
itibariyle adli sicilinde yer alan kayıtların 4616 sayılı Yasa uyarınca ertelenmesine karar verilen ilamlara ve arşiv kaydına alınan mahkumiyet kararlarına ilişkin olduğu, bu haliyle 5271 sayılı CMK’nun 231/6-a maddesi kapsamında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, “… sabıkalı olması nedeni ile …” denilerek yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile CMK’nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Sanığın “lehe olan hükümlerin uygulanmasına” ilişkin talebi, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nun 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmesi, 51. maddesindeki hapis cezasının ertelenmesi ve 62. madde uyarınca cezadan
takdiri indirim yapılması taleplerini de içerdiği halde, bu hususlarda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
4- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, alt soyu
haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2015
gününde oybirliğiyle karar verildi.