Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/17423 E. 2015/28498 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17423
KARAR NO : 2015/28498
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

Tebliğname No : 11 – 2012/65404
MAHKEMESİ : İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/11/2011
NUMARASI : 2011/364 (E) ve 2011/714 (K)
SUÇ : Özel belgede sahtecilik

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma
bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Kanun hükümlerine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş,
Kabule göre de;
2-5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde, ‘değişik zamanlarda’ denilmesi karşısında, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, sanıkların suça konu sahte telefon abonelik sözleşmesi düzenlenerek aynı anda iki ayrı telefon hattı alıp kullanmaktan ibaret eyleminde, 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç koşullarının oluşmadığı, abonelik sözleşmelerinin her ikisinin de 30.06.2009 tarihinde aynı şahıs adına düzenlenmesi karşısında, belge sayısının fazlalığının da tek başına zincirleme suç hükümlerinin uygulanması için yeterli olmadığı cihetle, somut olayda TCK’nun 43. maddesinin uygulanma imkanının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde bu madde hükmünün tatbiki ile cezada artırıma gidilmesi,
3-5237 sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi velayet, vesayet ve kayımlığa ilişkin hak yoksunluğunun alt soy üzerinde koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- Adli emanetin 2011/6705 sırasında kayıtlı suça konu GSM abonelik sözleşmeleri hakkında karar verilmemiş olması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
14.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.