Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/14324 E. 2015/29049 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14324
KARAR NO : 2015/29049
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

Tebliğname No : 3 – 2013/129934
MAHKEMESİ : Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/12/2012
NUMARASI : 2011/107 (E) ve 2012/313 (K)

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Katılan sanık F.. Y..’in, katılan sanıklar A.. G.. ve Mu.. G..na yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümler; katılan sanık A.. G.. hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve katılan sanık F.. Y..’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm hakkında:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesine göre, itiraz yasa yoluna tabi olup; itiraz mercii tarafından da incelendiği anlaşılmakla temyizen incelenmeyen hükümlerin mahalli mahkemesine gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
2) Katılan sanık F.. Y..’in ve A.. Y..’in üzerilerine atılı hakaret; katılan sanık M.. G..’nun üzerine atılı tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümler hakkında:
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
3) Katılan sanık A.. Y.. hakkında, katılan sanık A.. G..’na yönelik kasten yaralama eyleminden kurulan hüküm hakkında:
Sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarına göre; 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından CMUK’un 317. maddesi uyarınca katılan sanık A.. Y.. müdafiinin ve katılan sanık A.. G.. ile müdafinin TEMYİZ TALEPLERİNİN REDDİNE,
4) Katılan sanık A.. Y..’in, katılan sanık M.. G..’na yönelik eyleminden kurulan hüküm hakkında:
a) Katılan sanıkların ifadeleri, tanık beyanları, olay yeri inceleme tutanağı, adli raporlar ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, katılan sanıklar M.. G.. ve A.. G..’nun, kendilerine ait olduğunu ileri sürdükleri bir horozun, katılan sanık A.. Y..’in evinin bahçesinde olduğunu görmeleri üzerine ev sahibinin rızası olmaksızın bahçeye girerek, horozun kendilerine ait olduğunu ileri sürdükleri, ev sahibi olan katılan sanıklar A.. Y.. ve eşi olan F.. Y.. ile aralarında kavga çıktığı, bu kavgada dosyadaki adli raporlara göre katılan sanık A.. Y..’in hayati tehlike geçirecek, işitme kaybı olacak ve yaklaşık 15 gün boyunca yoğun bakımda kalacak şekilde; F.. Y..’in de kaburgasında ve kolunda kırık olacak şekilde yaralandığı, kavganın diğer tarafında olan katılan sanık M.. G..’nun basit tıbbi müdahale ile giderilemez, diğer katılan sanık A.. G..’nun da basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları bu olayda, tanık beyanlarına göre, katılan sanık M.. G..’nun evindeki bir horozun, katılan sanık A.. Y..’in evine kadar gelmesinin pek mümkün görülmediği, ayrıca katılan sanık F.. Y..’in uzun zamandır tavuk ve horoz beslediği ve kendisine ait olmayan bir hayvanı rahatlıkla tanıyabileceğinin belirtildiği de nazara alındığında, katılan sanık A.. Y..’in eyleminin TCK’nin 25. maddesindeki meşru savunma kapsamında olup olmadığının veya eylemini TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik altında işleyip işlemediğinin tartışılması gerektiğinin; nitekim katılan sanık A.. Y.. müdafiinin de katılan sanık hakkında TCK’nin 25. maddesindeki meşru savunma da olmak üzere lehe olan tüm hükümlerin uygulanmasını talep ettiği nazara alındığında lehe olan bu hususlar hakkında bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Kabule göre de;
b1) Katılan sanık A.. Y.. hakkında hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezasının kısa süreli olmamasına rağmen, TCK’nin 53/4. maddesi uyarınca güvenlik tedbirlerine hükmedilmemesi,
b2) Katılan sanık M.. G.. hakkında Emirdağ Devlet Hastanesi’nin 05/01/2010 tarihli adli raporunda sol göz kapağında iki adet sütüre edilmiş iki adet eski kesi izinin bulunduğu, sol göz çevresinin ödemli olduğu, göz çevresinde hematom olduğu, sol gözün pansumanla kapatıldığı, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu, kati rapor olduğu; Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörlüğü A.. N..S.. Uygulama Araştırma Hastanesi Başhekimliği’nden alınan 12/02/2010 tarihli raporda mağdurun muayenesinde sol göz görme keskinliğinde azalma olduğu, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflama veya işlevinin sürekli yitirilmesine neden olduğunun, etkisini basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğunun belirtildiği; Emirdağ Devlet Hastanesi’nden alınan 11/11/2011 tarihli raporda özetle şahsın sol gözündeki görme keskinliğindeki azalmanın sol göz makuladaki skara bağlı olduğunun belirtildiği; Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim, Uygulama ve
Araştırma Hastanesi’nden alınan 783461 numaralı hastane dosyasının onaylı fotokopisinde tam okunamamakla birlikte 06/06/2007 tarihli hasta yatış notunda “8 ay önce sol gözüne darbe alan hastanın o zamandan beri görme azlığı mevcutmuş.” ibaresinin bulunduğu nazara alındığında katılan sanık M.. G..’na ait bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
5) Katılan sanık M.. G..’nun, katılan sanık F.. Y..’e yönelik kasten yaralama eyleminden kurulan hüküm hakkında:
a) Katılan sanık F.. Y..’in tüm aşamalardaki tutarlı beyanları, adli raporlarında belirtilen kolunda ve kaburgalarında meydana gelen kırık şeklindeki yaralanmaları, katılan sanık M.. G..’nun soruşturma aşamasındaki ikrarı nazara alındığında, katılan sanık M.. G..’nun eylemini TCK’nin 6/1-f-4 maddesi uyarınca silahtan sayılan sopayla işlemesine rağmen, katılan sanık M.. G.. hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması,
b) Katılan F.. Y.. hakkında Emirdağ Devlet Hastanesince 05/01/2010 tarihinde düzenlenen adli raporda özetle kafasında sol tarafta yaklaşık 5×5 cm’lik hematom olduğu, sol 10. ve 11. kaburga kemiklerinde, sol ulna alt ucunda ve sağ ulna orta 1/3 kısmında kırık olduğu, dudaklarda laserasyonlar bulunduğu, basit tıbbi müdahale ile düzelmeyeceği, hayati tehlikesinin bulunduğu, geçici rapor olduğu; Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Baştabipliği’nden alınan 05/02/2010 tarihli 1145 sayılı raporda künt toraks travması geçiren hastanın solda 8.kotta fraktür olduğu, hayati fonksiyonlarını 1. derece (hafif) etkilediği, yaşamsal tehlike geçirmediği, basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğunun belirtildiği; Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 15/02/2010 tarihli 307877 sayılı raporda özetle şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir yaralanma olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemez olduğu, kemik kırıklarının müştereken etkisinin orta (3) derecede olduğunun belirtildiği; Afyonkarahisar Devlet Hastanesinden alınan 07/12/2011 tarihli 12193 sayılı raporda özetle sağ önkol ulna tarafta şişlik olduğu, kaynamış ulna kırığının hayati fonksiyonlara etkisinin orta (2). dereceden olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı, basit tıbbi müdahele ile giderilemez olduğunun belirtildiği nazara alındığında katılan Fida Yüksel’e ait bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
6) Katılan sanıklar A.. G.. ve M.. G..’nun, katılan sanık A. Y..’e yönelik kasten yaralama eylemlerinden kurulan hükümler hakkında:
a) Katılan sanık A.. Y..’in tüm aşamalardaki tutarlı beyanları, adli raporlarında belirtilen hayati tehlike geçirecek, işitme kaybı olacak, yaklaşık 15 gün boyunca yoğun bakımda kalacak şekildeki yaralanmaları, katılan sanık M.. G..’nun soruşturma aşamasındaki ikrarı nazara alındığında, katılan sanıklar A.. G.. ve M.. G..’nun eylemlerini TCK’nin 6/1-f-4 maddesi uyarınca silahtan sayılan sopalarla işlemelerine rağmen, katılan sanıklar A.. G.. ve M.. G.. hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması,
b) Katılan A.. Y.. hakkında Emirdağ Devlet Hastanesince 05/01/2010 tarihinde düzenlenen adli raporda özetle kafasının sol tarafında 2×2 cm’lik ezilme olduğu, sol kulakta pıhtılaşmış kanama olduğu, hastanın şiddetli şekilde kustuğu, bilincinin bulanık olduğu, basit tıbbi müdahale ile düzelemeyeceği, hayati tehlikesinin bulunduğu; Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nden alınan 08/02/2010 tarihli 1144 sayılı raporda özetle “şahsın yapılan muayanesinde bilinç açık, koopere, nörodefisit yok, bilgisayarlı beyin tomografisinde travmatik sak + a.subdural hematom mevcut, yaşamsal tehlike geçirmiştir, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, sekel ya da sabit eser bırakıp bırakmayacağı olay tarihinden en az 6 ay sonra plastik ve rekonstrüktif cerrahi uzmanınca yapılacak kontrol muayenesi sonrası anlaşılabileceğinin belirtildiği; Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 16/02/2010 tarihli 319040 sayılı raporda özetle şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir yaralanma olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte bulunduğu, kemik kırığının tarif edilmediği, meydana gelen işitme kaybının darp olayına bağlı olup olmadığı hakkında görüş bildirmenin mümkün olmadığının belirtildiği; Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Baştabipliği’nden alınan 10/10/2011 tarihli 9962 sayılı raporda özetle sol kulaktaki orta derecedeki sensorinöral işitme azlığının büyük olasılıkla darp olayına bağlı olduğunun belirtildiği; Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nden alınan 09/12/2011 tarihli 2011/8553 sayılı raporunda işitme kaybının darp olayına bağlı olduğunun kabulünün gerektiği sonucuna varıldığının belirtildiği nazara alındığında özellikle işitime ile ilgili olarak TCK’nin 87/1-a maddesinde belirtilen duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması mı, yoksa TCK’nin 87/2-b maddesi kapsamında organlarından veya duyularından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olup olmadığının net olmadığı anlaşılmakla bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
7) Emirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Bürosu’nun 2010/5 sırasında bir adet bere, bir adet şapka, 2 adet sopanın kayıtlı olduğu, mahkemesince bu eşyalar arasında bir ayrım yapılmaksızın, özellikle suçta kullanılmayan bere ile şapkanın karar kesinleştiğinde taraflara iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi; kabule göre de CMK’nin 232/6. maddesi uyarınca uygulanan yasa ile maddesinin gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.