Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/13745 E. 2015/28574 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13745
KARAR NO : 2015/28574
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

Tebliğname No : 11 – 2011/408355
MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/10/2011
NUMARASI : 2010/185 (E) ve 2011/599 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, hakaret, tehdit

1- 13.10.2011 günlü hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddede öngörülen bir aylık süreden sonra 15.11.2011 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmakla, vaki
temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Sanık müdafiinin sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hüküme yönelik temyizinin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, CMK’nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi gösterilmiş ve incelenen
dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3- Dolandırıcılık , resmi belgede sahtecilik ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
I) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün, 8/69 sayılı kararı ile buna uyumlu Daire kararlarında da açıklandığı üzere, önceden doğan bir borç nedeniyle sonradan senet düzenlenip verilmesi halinde, borç daha önce oluştuğundan senet ile arasında
nedensellik bağı bulunmayacağı, bu nedenle hile unsuru olarak kabul edilemeyeceği, somut olayda sanığın suça konu senetleri önceden doğan bir borç için verildiği dolayısıyla “dolandırıcılık” suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
II) Suça konu belgelerin aynı anda katılana verilmesi ve farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil bulunmayıp, TCK’nun 43/1. maddesi uyarınca fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı,
eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen “resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde, suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile fazla ceza tayini,
III) Sanığın üzerine atılı tehdit eylemin TCK’nun 106/1 son cümlede tanımlanan basit tehdit niteliğinde olduğu gözetilmeden TCK madde 106/1 gereğince mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
15.09.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.