YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/740
KARAR NO : 2015/32115
KARAR TARİHİ : 06.07.2015
Tebliğname No : 10 – 2014/423950
Mahkeme : ELAZIĞ 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi- Numarası : 15/12/2014- 2014/376 esas ve 2014/328karar
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 9. maddesine göre “önleme araması”, suç işlenmesinin veya bir tehlikenin önlenmesi için yapılan aramadır. Önleme aramasının muhatapları suç şüphesi altında olmayan kişilerdir.
CMK’nın 116 ve 117 maddelerine göre “adlî arama” ise, şüphelinin veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi için yapılan aramadır. Somut bir suçun işlendiği şüphesi varsa önleme araması değil ancak adlî arama yapılabilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/610-2014/512, 2013/841-2014/513 ve 2014/166-514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adlî arama kararı gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak ya da koşullarına uygun olmayan arama kararı üzerine yapılan arama hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan deliller ya da suçun maddi konusu “hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş” olacağından, Anayasa’nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK’nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 289. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca hükme esas alınamaz.
Somut olayda, .. plakalı araçla uyuşturucu madde getirileceğine dair istihbari bilgi alındığının belirtilmesi karşısında; niteliği ve faili belli olan bir suçun işlendiği konusunda şüphe oluşmuştur. CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde “adlî arama kararı” alınmadan, olaydan 2 gün önce verilen “önleme araması kararına” dayanılarak sanığın yolcu olarak bulunduğu ticari takside arama yapılması hukuka aykırıdır. Bu arama sonucu takside bulunan uyuşturucu madde ise hem “suçun maddî konusu” hem de “suçun delili” olup “hukuka aykırı yöntemle elde edildiğinden hükme esas alınamaz.”
Sanık açısından hukuka uygun olarak elde edilmiş bir uyuşturucu veya uyarıcı madde olmadığından, suçun maddi konusunun da bulunmadığı kabul edilmelidir. Bu durumlara bağlı olarak, isnat olunan suçun unsurları oluşmadığından, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması yasaya aykıdır.
Açıklanan nedenlerle; isnat olunan suçun maddî konusu olan uyuşturucu maddenin hukuka aykırı yöntemle elde edilmesi nedeniyle hükme esas alınamayacağı ve buna bağlı olarak suçun unsurunun oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA; bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına, Üye .. ‘nun hükmün onanması gerektiğine ilişkin karşı oyu ve oyçokluğuyla, 06.07.2015 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Olay tutanağına göre, alınan istihbari bilgiler üzerine .. plakalı araç, önleme arama kararı dayanak gösterilerek aranmış ve toplam 4 kg. 806 gram esrar ele geçirilmiştir.
İstihbari bilginin nasıl elde edildiği ya da bir araştırma ve incelemeye dayanıp dayanmadığı hususunda bilgi bulunmamaktadır. Araç plakası dışında herhangi bir şahıs ismi verilmediği gibi herhangi bir bilgi edinme ve ihbar tutanağı d a bulunmamaktadır.
İstihbari bilginin tek başına delil değeri yoktur. Somut olaylara dayanmayan, soyut iddia, bilgi ve tahminler, adli soruşturmanın başlatılması için yeterli görülemez. Olay tutanağında alındığı belirtilen istihbari bilgi, başlangıç şüphesi oluşturacak nitelikte olmayıp “tehlike” boyutunda değerlendirilmesi gereken bir bilgi olduğu için önleme arama kararı ile yapılan aramanın hukuka uygun olduğu düşüncesindeyim.
Ayrıca sanık, tüm aşamalarda suçunu açıkça ikrar etmektedir.
Çoğunluğun dayanak yaptığı Ceza Genel Kurulu kararlarındaki dosyalara konu istihbari bilgiler, kolluk görevlilerinin çalışması sonucu elde edildiktlerinden, bir araştırmaya dayanması nedeniyle bizim olayımızdan farklı olduklarından, her olayın kendi şartları içinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anlatılan nedenlerle, mahkemenin gerekçesi ve delilleri değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, hükmün onanması gerektiği kanısını taşıdığımdan, bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 06.07.2015