YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12408
KARAR NO : 2015/9392
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
MAHKEMESİ : DENİZLİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2013
NUMARASI : 2012/121-2013/469
Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/12/2013 tarih ve 2012/121-2013/469 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/09/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. F. K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, aleyhine başlatılan takibe dayanak bonodan dolayı müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, senette tahrifat yapıldığını ileri sürerek, 20.11.2007 tanzim tarihli, 30.12.2008 vade tarihli bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyetli takip yapan alacaklının asgari % 40 tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu senedin dava dilekçesinde belirtilen taraflar arasında tanzim edildiği kabul edilen altı adet senetle herhangibir ilgisinin olmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davaya konu 20.11.2007 tanzim 30.12.2008 vade tarihli 95.000,00 TL. bedelli bonodaki imzanın davacının eli mahsulü olduğu, senet üzerinde fiziki, kimyasal silinti, kazıntı ve ilave yapıldığını gösterir herhangi bir bulguya rastlanmadığı, bonoda tahribat yapıldığı veya sahtecilik yapıldığı hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.