Danıştay Kararı 12. Daire 2021/1353 E. 2021/4381 K. 30.06.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1353 E.  ,  2021/4381 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1353
Karar No : 2021/4381

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- … Bakanlığı
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İl Emniyet Müdürlüğü’nde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 55. maddesinin 19. fıkrası gereğince re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine, işleme dayanak teşkil eden 3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik 55. maddesinin 19. fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının emniyet amirliği rütbesine yargı kararı ile 07/12/2009 tarihinde yükseldiği ve 12/08/2015 tarihine kadar bir üst rütbeye terfi edememiş olduğu anlaşıldığından, 3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik 55. maddesinin 19. fıkrasında yer alan amir hüküm uyarınca bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacının, re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuku uygun olduğundan davacının işlemden kaynaklandığını ileri sürdüğü maaş ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Beş yıllık terfi süresi koşulunun geçmişe yönelik olarak uygulanmasının hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu, emniyet personelinin sınav ve terfilerine ilişkin Yönetmelik ve Bakanlar Kurulu kararı hakkında Danıştayca verilmiş yürütmenin durdurulması ve iptal kararlarının bulunduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile bir ilgisinin bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” üzerine Dairemize devredilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
… İl Emniyet Müdürlüğünde görev yapan davacının, 25/12/2012 tarihinde emniyet amiri rütbesine terfi ettiği, ancak yargı kararları gereği bulunduğu rütbeye terfi tarihi 07/05/2013 tarihli işlemle 07/12/2009 tarihine çekilmiştir.
Bir üst rütbeye terfi edip edemeyeceğine ilişkin davacı hakkındaki ilk değerlendirme 2014 yılında yapılmış olup, 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ile davacının bir üst rütbeye terfi edemeyeceğine karar verilmiştir.
2015 yılında ise rütbe terfi sözlü sınavına katılan davacı, anılan sınavda başarısız sayılması üzerine, rütbe terfi değerlendirmesine alınmamış ve 2015/3 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile de, 3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle re’sen emekliye sevk edilmesi üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır.
Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür.
Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında ise; “Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler” hükmüne yer verilmiş, ve yirmibirinci fıkrasında ; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110’u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde, “Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.
Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir.” değerlendirilmesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Yasa’nın amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re’sen emekliye sevk edilebilmesi için, bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re’sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re’sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibariyle terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.
Ayrıca anılan düzenlemede “bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren” ibaresi ile personelin re’sen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin re’sen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir.
Bulunduğu emniyet amiri rütbesine terfi tarihi 07/12/2009 tarihine çekilen davacının, 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin 6638 sayılı Kanun’un 22. maddesi ile değişikliğe uğradığı ve değişikliğin 27/03/2015 tarihinde yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, anılan maddenin değişiklik öncesi haline göre zorunlu en az bekleme süresinin dört yıl olması nedeniyle bulunduğu rütbedeki bekleme süresini 07/12/2013 tarihinde doldurduğu görülmektedir.
2014 yılında ilk defa rütbe terfi değerlendirmesine tabi tutulan davacı hakkında, 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ile kadrosuzluk nedeniyle 2013 ve 2014 yılları itibariyle 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmeyeceği yönünde karar alınmıştır. Anılan bu kararın iptali istemiyle açılan davada; … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile verilen ret kararının temyiz incelemesi sonucu Danıştay Beşinci Dairesi’nin 19/02/2019 tarih ve E:2016/20385, K:2019/1316 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine, … İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak, davacının 2013 ve 2014 yıllarında ayrı ayrı kıdem ve liyakat ilkeleri gözetilerek 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilip ettirilmeyeceği hususunda karar verilmesi gerekirken, değerlendirme yapılmaksızın kadrosuzluk nedeniyle terfi ettirilmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle anılan işlemin iptaline karar verildiği, davalı idare tarafından da temyiz talebinde bulunulması nedeniyle dosyanın Danıştay İkinci Dairesinde (E:2021/3521) temyiz aşamasında beklediği UYAP kayıtlarından görülmektedir.
Öte yandan; 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onaltıncı Dairesinin 23/02/2016 tarih ve E:2015/22524 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına ve Danıştay Beşinci Dairesinin 07/02/2019 tarih ve E:2016/21726, K:2019/859 sayılı kararıyla da, aynı gerekçelerle anılan Yönetmelik maddelerinin iptaline karar verildiğinden, dolayısıyla davacının rütbe terfi sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı ortadan kalkmış olduğundan, davacının yeni yapılacak düzenleme sonrasında yeniden sınava alınıp alınmadığı, alınmış ve başarısız sayılmış ise bu işlemin iptali istemiyle açılan bir davasının olup olmadığı araştırılması gerekmektedir.
Bu duruma göre, davacının resen emekliye sevki için ön koşul olan, bekleme süresi dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edip edemediğinin değerlendirilebilmesi için önem arz eden hususların irdelenmesi; kısacası, davacının 2013 ve 2014 yılları itibariyle 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edemeyeceğine ilişkin 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararının iptali istemiyle açtığı davanın kesinleşmemesi, halen derdest olması ve bu davanın sonucunun davacının terfi durumunu belirleyecek olması; ayrıca 2015 yılına ilişkin yukarıda belirtilen hukuki durum yönünden de araştırılma yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan verilen, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere) 30/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.