Danıştay Kararı 12. Daire 2021/1209 E. 2021/4369 K. 30.06.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1209 E.  ,  2021/4369 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1209
Karar No : 2021/4369

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …Bakanlığı
2- …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Akademisi Başkanlığı’nda 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 55. maddesinin 19. fıkrası gereğince re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu’nun 17/04/2015 tarih ve 2015/1 sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine, 6638 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik 3201 sayılı Kanun’un 55/19. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince, Danıştay 5. Dairesi’nin 13/02/2017 tarih ve E:2016/35794, K:2017/2309 sayılı bozma kararına uyularak verilen 28/12/2017 tarih ve E:2017/3035, K:2017/3551 sayılı kararda; 17/04/2015 tarih ve 2015/1 sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile 183 personelin 3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 19. fıkrası kapsamında emekliye sevk edildiği, davacının 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine 22/07/2007 tarihinde terfi ettiği, 22/07/2007 tarihinden itibaren 5 yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediği, rütbe tenzili veya disiplin cezası niteliğinde olmayan emekliye sevk işleminin, kariyer ve liyakat ilkeleri dikkate alınarak rütbe terfisi yapılan eşitler arasından, Kanun’da yapılan değişiklik sonucu azami rütbeli personel sayısının üstünde yer alan personelin belirlenmesine yönelik olduğu, işlem bu yönüyle dikkate alındığında, eşitler arasında yapılacak seçimde personelin geçmiş başarıları, sicili, performans değerlendirme notları, başarı belgeleri, görevini yerine getiremediği veya yetersizliği gibi kriterlerin herhangi bir anlam ifade etmediğinin görüldüğü, davalı idarenin kamu hizmetinin gerekleri ve Kanun’un öngördüğü hükümler doğrultusunda personelin bir kısmının emekliye sevkedilmesi konusunda kanunen sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair herhangi bir bilgi belge bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı, öte yandan dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan davacının parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesi talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Emekliye sevk edilmesini gerektirecek herhangi bir nedenin bulunmadığı, tüm sicil notlarının “çok iyi” olarak düzenlendiği, yasal düzenlemede objektif esas ve kriterin bulunmadığı, yaşından dolayı 09/05/2030 yılına kadar çalışabileceği, kendisinden yaşça ve rütbece önce gelen kişilerin emekli edilmesi gerektiği halde kendisinin emekliye sevk edildiği belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” uyarınca Dairemize devredilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
…Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Akademisi Başkanlığı’nda 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta olan davacının, 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine 22/07/2007 tarihli Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ile 30/06/2007 tarihinden geçerli olmak üzere terfi etmesine karar verilmiştir.
Bulunduğu rütbedeki bekleme süresini 2010 yılı itibariyle dolduran davacı hakkında bir üst rütbeye terfi etmesiyle ilgili ilk değerlendirme 2010 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunca yapılarak, “3. Sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi etmez” kararı verilmiştir. Davacı tarafından söz konusu terfi etmez kararının iptali istemiyle açılan davada, …İdare Mahkemesince …tarih ve E:…, K:…sayılı kararla davanın reddi yolunda verilen kararın, Danıştay Onikinci Dairesinin 10/04/2013 tarih ve E:2011/4550, K:2013/2558 sayılı kararıyla onanmasına karar verilmiştir.
Davacının bir üst rütbeye terfi durumu 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında da değerlendirilmiş olup, bahsi geçen yıllara ilişkin Yüksek Değerlendirme Kurulu kararlarınca davacının bir üst rütbeye terfi etmeyeceği yönünde karar verildiği görülmektedir.
Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan kanuni düzenleme gereği, 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettiği 22/07/2007 tarihinden itibaren 5 yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacının, 17/04/2015 tarih ve 2015/1 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile re’sen emekliye sevk edilmesi üzerine, re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır.
Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür.
Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında ise; “Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler” hükmüne yer verilmiş, ve yirmibirinci fıkrasında ; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110’u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde, “Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.
Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir.” değerlendirilmesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Yasa’nın amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re’sen emekliye sevk edilebilmesi için, bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re’sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re’sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibariyle terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.
Davacının hizmet cetveli incelendiğinde; 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine 22/07/2007 tarihli Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ile terfi ettiği, 2010 yılında bekleme süresinin dolmasını müteakiben 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında bir üst rütbeye terfi durumunun, anılan yıllara ilişkin Yüksek Değerlendirme Kurullarınca değerlendirmeye alınarak, davacı hakkında bir üst rütbeye terfi etmeyeceği yönünde kararlar verildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar; UYAP kayıtlarında, 2010 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunca davacının bir üst rütbeye terfi etmeyeceği yönünde verilen kararın iptali istemiyle açılan davaya ulaşılabilinmişse de, diğer yıllara ilişkin terfi etmez kararlarının iptali istemiyle açılan davalara ulaşılamadığından, bu yıllara ilişkin iptal davalarının bulunup bulunmadığı da İdare Mahkemesince araştırılmalıdır.
Öte yandan; 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı’nın dayanağı olan ve 10/05/2014 tarih ve 28996 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, 3. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11290, K:2016/1746 sayılı kararıyla iptaline hükmedildiği ve bu hukuki durumun davacıyı da etkilemesi söz konusu olduğundan, davacının 2014 yılı rütbe terfi dönemine ilişkin olarak hukuka uygun bir şekilde davalı idare tarafından kıdem ve liyakat yönünden terfi değerlendirilmesine alınıp alınmadığı, alınmış ise bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilmediği, 2014 yılında terfi ettirilmemiş ise bu işleme karşı bir dava açıp açmadığı hususlarının da araştırılması gerekmektedir.
Bu durumda, davacının resen emekliye sevki için ön koşul olan, bekleme süresi dahil beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edip edemediği hususunun değerlendirilebilmesi için, 2014 yılına ilişkin hukuki durum ile 2010 yılı hariç terfi değerlendirmesinin yapıldığı diğer yıllara ilişkin Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararlarına karşı açılan davaların bulunup bulunmadığı araştırılarak bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan 4. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine 22/07/2007 tarihinde terfi eden davacının, 22/07/2007 tarihinden itibaren 5 yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.