Danıştay Kararı 12. Daire 2021/1427 E. 2021/4363 K. 30.06.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1427 E.  ,  2021/4363 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1427
Karar No : 2021/4363

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (TARAFLAR) :
1) DAVACI : …
VEKİLİ : Av….

2) DAVALILAR: 1-…Bakanlığı
2- …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : …İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 55. maddesinin 19. fıkrası kapsamında re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin 13/08/2015 tarih ve 2015/3 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine ve 04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun’un 32. maddesiyle değişik 55. maddesinin 19. fıkrasının “emniyet amirleri” yönünden iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin, Danıştay Beşinci Dairesinin 04/12/2017 tarih ve E:2016/29904, 2017/23768 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; emniyet amiri rütbesinde bulunan davacının, 30/12/2008-30/12/2012 dönemi itibariyle 4. sınıf emniyet müdürlüğü’ne terfi için gerekli süreyi tamamladığı, sonrasında 2014 yılında değerlendirmeye alındığı ve kadro bulunmadığı gerekçesi ile “terfi etmez” kararı verilmesi üzerine açılan davada, …. İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile “… 30/12/2008-30/12/2012 tarihleri arasında davacı için kıdem ve liyakat ilkeleri gözetilerek ayrı bir karar alınması gerekirken, bu husus gözardı edilerek, 2014 yılında terfiye tabi olacak diğer personel gibi kabul edilerek, davacı yönünden herhangi bir inceleme yapılmaksızın kadro yokluğu (kadro yokluğunun 2014 yılında ortaya çıktığı, davacının ise, 2012 yılı itibariyle terfiye tabi olması sebebiyle anılan yıldaki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğinden)” gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği, bu kez yargı kararı gerekçesi çerçevesinde davacının 4.sınıf emniyet müdürlüğü’ne terfi durumunun, 13/05/2016 tarih ve 2016/1 sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulunda 2012, 2013 ve 2014 yılları itibariyle görüşüldüğü ve takdir yetkisi kullanılarak yapılan liyakat değerlendirilmesi sonucunda hakkında 2012, 2013 ve 2014 yılları için ayrı ayrı “Terfi Etmez” kararı verilmesi üzerine açılan davada, …İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile”…2016/1 sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile, davacı için 2012, 2013 ve 2014 yılı olmak üzere geçmiş yıllara ilişkin terfi değerlendirmesi yapılmasının mevzuata uygun olmayan hatalı bir uygulama niteliği taşıdığı kuşkusuz olup, rütbe terfi değerlendirmesinin, geçmiş yıldan başlanmak suretiyle “ilgili yıla ilişkin terfi edecekler listesi” oluşturularak bu liste ile sınırlı olarak liyakata göre değerlendirme yapılması, bu listeden o yılda bir üst rütbeye terfisine karar verilenler varsa terfi edenler dışarıda bırakılarak bir sonraki yıla ilişkin terfi edecekler listesinin oluşturulması ve bu şekilde her yıl için ayrı ayrı değerlendirme yapıldıktan sonra Değerlendirme Kurulunun karar aldığı yıla ilişkin terfi edecekler listesine son şeklinin verilmesi ve bu son liste üzerinden liyakat ölçütlerine göre o yıla özgü değerlendirme yapılması gerektiği, dolayısıyla davacı hakkında da oluşturulan bu listelere göre belirtilen liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin ele alınarak 2012, 2013 ve 2014 yıllarının her biri için ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilip ettirilmeyeceği hususunda bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususların dikkate alınmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir” gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği; bu durumda; bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğine ilişkin kararların iptal edildiği anlaşıldığından davacının 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası hükmü gereğince emekli edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesi istemiyle ilgili olarak, davacının durumu iş bu karar uyarınca yeniden değerlendirilerek sonucuna göre bir işlem tesis edileceğinden, bu aşamada davacının parasal ve özlük hakkı kaybı hakkında karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİALARI :
Davacı tarafından; dava konusu işlemin iptaline karar verildiğinden işlemden kaynaklanan zararın tazmini gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davacı tarafından; temyiz talebinin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; temyiz talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” uyarınca Dairemize devredilen dosya incelendi, dosya tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
…İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının 2013 yılında toplanan Merkez Değerlendirme Kurulu kararı ile emniyet amiri rütbesine terfi ettirildiği, sonrasında yargı kararı gereği (A) grubu polis amiri statüsünde değerlendirildiği tarihin geriye çekilmesi sonucunda emniyet amiri rütbesindeki kıdeme esas tarihin 30/12/2008 olarak yeniden düzenlendiği, bir üst rütbe olan 4. sınıf emniyet müdürü rütbesinde kıdemine esas tarihin 30/12/2012 olarak belirlendiği, davacının (A) Grubu polis amiri sayılmasına ilişkin davanın 2013 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu toplantı tarihinden sonra sonuçlandığı, bu sebeple davacının rütbe terfi durumunun 30/12/2012 tarihinden geçerli olmak üzere 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşüldüğü, anılan görüşme neticesinde davacı hakkında “terfi etmez” kararı verildiği, 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemiyle açtığı davada …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın onandığı, anılan iptal kararı gereğince 2016 yılında 2012, 2013 ve 2014 yılları için değerlendirilmeye alınan davacı hakkında yeniden “terfi etmez” kararı verildiği, bu kararın iptali istemiyle açtığı davada işlemin iptaline, davacının parasal ve özlük haklarının ödenmesine karar verildiği, kararın davalı idare tarafından istinaf edilmesi neticesinde; davacı hakkında 2012, 2013 ve 2014 yılları için her yıla ilişkin ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle 4.sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmesi hususunda karar verilmesi gerektiği belirtilerek istinaf isteminin reddine kesin olarak karar veriildiği, davacının 2015 yılı rütbe terfi sınavında başarısız olduğu, UYAP kayıtlarına göre başarısız sayılma işlemine karşı dava açmadığı, 13/08/2015 tarih ve 2015/3 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden resen emekliye sevkedildiği anlaşılmıştır.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Yasa’nın 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır.
Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür.
Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında; “Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler” hükmüne yer verilmiş, ve yirmibirinci fıkrasında ; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110’u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde, “Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.
Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir.” değerlendirilmesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Yasa hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Yasa’nın amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re’sen emekliye sevk edilebilmesi için, bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re’sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re’sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibariyle terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.
Ayrıca anılan düzenlemede “bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren” ibaresi ile personelin re’sen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin re’sen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir.
2016 Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından yargı kararı gereği değerlendirilmeye alınan davacı hakkında 2012, 2013 ve 2014 yılları için ayrı ayrı “terfi etmez” kararı verildiği, anılan kararın iptali istemiyle açılan davada, …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının istinaf edilmesi neticesinde …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile; liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin ele alınarak 2012, 2013 ve 2014 yıllarının her biri için ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilip ettirilmeyeceği hususunda bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden; davalı idare tarafından yargı kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak davacının yeniden değerlendirilip değerlendirilmediği, terfi ettirilmemesine karar verilmiş ise bu işlemin iptaline yönelik açılmış davasının bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.
Ayrıca 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onaltıncı Dairesinin 23/02/2016 tarih ve E:2015/22524 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına ve Danıştay Beşinci Dairesinin 07/02/2019 tarih ve E:2016/21726, K:2019/859 sayılı kararıyla da, aynı gerekçelerle anılan Yönetmelik maddelerinin iptaline karar verildiğinden, davacının rütbe terfi sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı ortadan kalkmış olduğundan, davacının yeni yapılacak düzenleme sonrasında yeniden sınava alınıp alınmadığı, alınmış ve başarısız sayılmış ise bu işlemin iptali istemiyle açılan bir davasının olup olmadığı araştırılması gerekmekte olup bu hususlar araştırılmadan verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu duruma göre; yukarıda belirtilen hususlar araştırılarak bir karar verilmesi gerekirken bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğine ilişkin kararların iptal edildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile parasal ve özlük hak talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile davacının parasal ve özlük hakkı kaybı hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin temyize konu …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan …-TL YD harcının davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.