YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12508
KARAR NO : 2015/9291
KARAR TARİHİ : 15.09.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/04/2014
NUMARASI : 2013/118-2014/94
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/04/2014 tarih ve 2013/118-2014/94 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.09.2015 günü hazır bulunan davalı A. A. Inc. vekili Av. D. Ö. ile T. H. Yolları A.Ş. vekili Av. T.. T.. ve davacı vekili Av. R. E. S. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Bilkent Üniversitesi elektronik bölümünde görevli bir akademisyen olduğunu, dünyanın birçok yerindeki konferanslara davet edildiğini, bu kapsamda J.’da yapılacak olan konferansa da davet edildiğini, bu amaçla Japonya’ya gitmek için davalı T. H. Yolları A.Ş’den uçak bileti aldığını, uçuşun A.-İ. bölümünün THY AŞ’ye ait uçakla, İstanbul-Seul-Nagoya bölümünün ise diğer davalı şirkete ait uçakla gerçekleşmesinin öngörüldüğünü, A.-İ. uçuşunun sorunsuz olarak gerçekleştiğini, müvekkilinin pasaport işlemlerini de yaparak S.’a uçmak üzere uçağın biniş kapısına geldiğini, uçağa alınacağı sırada şirket yetkililerinin pasaport kontrolü yaptıklarını ve müvekkilinin, eski tip pasaporta sahip olduğu, bu pasaport ile Japonya’ya girebilmesi için vize almasının gerektiği, bu vize alınmadığı için kendisinin uçağa alınamayacağı gerekçesiyle müvekkilini uçağa almadıklarını, oysa müvekkilinin pasaportunun 2015 yılına kadar geçerli olduğunu ve Türkiye ile Japonya arasındaki vize muafiyet anlaşması gereğince vize almaksızın bu ülkeye gidebileceğini, davalıların haksız uygulaması nedeniyle müvekkilinin konferansa katılamadığını ve uluslararası ününün tehlikeye girdiğini, davalıların bilgilendirme yükümlülüğü bulunduğu halde bunun yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 1.000 TL maddi, 200.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı THY A.Ş. vekili, davacının Japonya’ya uçmak için gerekli belgelere sahip olmadığını, eksik uçuş belgesinin bulunması nedeniyle uçağa alınmamasının haklı bir işlem olduğunu, uçuşun gerçekleşmemesindeki kusurun müvekkili şirkete değil davacıya ait bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, taşıma sözleşmesinin tarafı olmayan müvekkilinin bilgilendirme yükümlülüğünün de bulunmadığını, davacının belgelerinin eksik olması nedeniyle uçuşa kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin de davacının uçuş için gerekli belgelere sahip olup olmadığını denetlemekle yükümlü olduğunu ve bu nedenle müvekkiline bir kusur yüklenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının eski tip pasaporta sahip olduğu ve bu pasaportla Japonya’ya girebilmesi için vize almasının gerektiği, davacının ise vize almadığı, bu durumun uçağa biniş sırasında yapılan denetimde ortaya çıktığı, söz konusu denetimin yapılmasından davalıların sorumlu oldukları, eski tip pasaport ile uçuşun gerçekleştirilmesini isteyen davacının uçağa kabul edilmemesinin doğru görüldüğü ve bu işlem nedeniyle davalılara bir kusur isnat edilemeyeceği, tüm kusurun eski tip pasaport ile vize almaksızın Japonya’ya uçmak isteyen davacıda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınacak nispi vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Somut olayda, davacı taraf 1.000 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiş olup mahkemece bu kısım yönünden dava reddedildiğine göre bu miktarı geçmemek üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.500 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 4 nolu bendinde yer alan “takdir olunan 1.500 TL maddi” ve “3.000 TL” ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerlerine sırasıyla “reddedilen maddi tazminat istemi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nün 12/2. maddesi de gözetilerek 1.000 TL” ve “2.500 TL” ibarelerinin yazılmasına, kararın bu şekilde davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.