Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/14482 E. 2015/26750 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14482
KARAR NO : 2015/26750
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

MAHKEMESİ : Bursa 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/12/2014
NUMARASI : 2014/298-2014/754

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlunun, diğer itirazlarının yanında, yerleşim yeri olan Adana icra dairesinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğu, mahkemece, ihtiyati haciz kararı verildiği dolayısıyla Bursa icra dairesinin yetkili hale geldiği gerekçesi ile yetki itirazının reddine karar verilerek işin esasının incelendiği görülmektedir.
Hukuk Genel Kurulu’nun, 15/01/2014 tarih ve 2013/12-476 Esas 2014/5 Karar sayılı kararında, ihtiyati haciz kararının verildiği mahkemenin bulunduğu yer icra dairesinde takip yapılabileceğine ilişkin İİK’nun 50. maddesi yollaması ile kıyasen uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK’nun 12. maddesinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda karşılığı olan bir düzenleme bulunmadığı ve bu nedenle, ihtiyati haciz kararının uygulanmasından sonra bu kararı veren mahkemenin bulunduğu yer icra dairesinin, salt o yer mahkemesinde ihtiyati haciz kararı verilmesi nedeniyle yetkili hale gelmeyeceğinin kabul edilmesi üzerine, Dairemizce, anılan karar doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek, ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yerin, icra takibi için yetkili hale gelemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Somut olayda, alacaklı, Bursa 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/03/2014 tarih ve 2014/233 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı aldıktan sonra takibe başlamış ise de, yukarıda açıklandığı üzere ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yer, icra takibi için yetkili hale gelmez. Bu durumda, yetki itirazının İİK’nun 50. maddesi atfı ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun genel yetki kuralları kapsamında incelenmesi gerekir.
İİK’nun 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK’nun 447/2. maddesi atfıyla HMK’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. Ayrıca, takip dayanağı olan akdin yapıldığı icra dairesi de takipte yetkilidir.
Buna göre, çeke dayalı takip, genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde (HMK 6. md.), muhatap bankanın bulunduğu yer ödeme yeri sayıldığından buradaki icra dairesinde (HMK l0. md.) ve ayrıca İİK’nun 50/1. maddesi uyarınca çekin keşide edildiği yerdeki icra dairesinde yapılabilir.
HMK’nun 19/2. maddesi uyarınca birden fazla yetkili icra dairesi varsa, borçlu yetki itirazında seçtiği icra dairesini bildirmelidir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Buna göre, itiraz dilekçesinde yetkili icra dairesi olarak Adana gösterilmesi aksi halde Şanlıurfa İcra Dairesinin yetkili olduğunu belirtmesi nedeniyle yetkili icra dairesi olarak Adana İcra Dairesini seçtiği böylece usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır. Burada yetkili yer belirtilirken terditli olarak belirtilmiştir.
Takipte diğer borçlulardan hiçbirinin yerleşim yeri Bursa değildir. Çekte keşide yeri ve muhatap bankanın bulunduğu yer Şanlıurfadır. Bu halde yetkisiz yerde yapılan takipte yetki itirazının kabulü ile dosyanın tefrik olunarak borçlu davacının ticari ikametgahı olan ve borçlunun yetkili olarak öncelikle seçtiği yer olan Adana icra dairesine dosyanın gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile esasın incelenmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.