YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8721
KARAR NO : 2015/9334
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
MAHKEMESİ : ŞANLIURFA 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/11/2013
NUMARASI : 2012/882-2013/1435
Hasımsız olarak görülen davada Şanlıurfa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2013 tarih ve 2012/882-2013/1435 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin hamili olduğu muhatabı H. Bank Ş. Şubesi’ne ait 3957369 seri nolu ve 30/09/2012 keşide tarihli 5.500,00 TL bedelli çekin çalındığını ileri sürerek çekin iptaline karar verilmesini ve çek üzerine ödeme yasağı konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; TTK’nın 4. maddesine göre bu kanunla düzenleme yapılan hususların ticari iş niteliğinde sayıldığı, 6762 Sayılı Kanunun 5. maddesinde dava konusu şeyin değerine göre Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ticari davalara bakabileceğine ilişkin düzenlemenin yeni yürürlüğe giren 6102 Sayılı Kanunda yer almadığı dikkate alındığında dava konusu uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde sayılması gerektiği ve açık düzenleme karşısında kıymetli evrakın iptaline ilişkin uyuşmazlıkların Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanına girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, istem halinde ve karar kesinleştiğinde dosyanın Nöbetçi Şanlıurfa Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kıymetli evrakın iptaline ilişkin taleplerin çekişmesiz yargı işi olduğuna, ancak 6762 sayılı TTK’nın 4. ve 5/2. maddeleri gözetildiğinde HMK’nın 383. maddesi düzenlemesinin aksine bir düzenlemenin mevcut bulunduğuna, 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra, bu nitelikteki davalarda sulh hukuk mahkemelerinin görevli olmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.