YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3380
KARAR NO : 2015/9353
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/12/2014
NUMARASI : 2014/696-2014/591
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09/12/2014 tarih ve 2014/696-2014/591 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait işletmenin müşteri portföyü ve kesinleşmiş siparişleri de kapsayacak şekilde 80.000,00 TL bedel ile müvekkiline devredileceği hususlarında tarafların anlaştıklarını, müvekkilince anılan bedelin 50.000,00 TL’lik kısmının davalıya elden teslim edildiğini, 20.000,00 TL’lik kısmın ise kredi kartı ile ödendiğini, bakiye 10.000,00 TL’lik kısım için davalıya bono verildiğini, ancak davalı tarafından işletmenin müşteri portföyü ile kesinleşmiş siparişlerinin müvekkiline teslim edilmediğini, davalının müvekkilini yanıltarak sözleşme yapmasına neden olduğunu ileri sürerek, hile nedeniyle sözleşmenin iptalini, davalıya ödenen 70.000,00 TL’nin, 1.000,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, 10.000,00 TL’lik bono nedeniyle borçlu olunmadığının tesbitini talep ve dava etmiş olup, maddi tazminat talebini 3000 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile 30.000,00 TL karşılığında işletmenin devrinin kararlaştırıldığını, müşteri portföyü ve kesinleşmiş siparişlerin devredileceğinin kararlaştırılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden dolayı davacının davalıya 80.000,00 TL ödemeyi taahhüt etmişse de, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davacının belirtilen zincirleme vakalara ve tanık beyanlarına göre 70.000,00 TL’sini ödediğini kanıtladığı 10.000,00 TL ödemeyi kanıtlayamadığı, davacının depozito bedeline ilişkin maddi tazminat talebi ise davacının henüz zararı gerçekleşmediğinden ve bozmadan sonra ıslah da yapılamayacağından bilirkişi raporu aksine bu talebi yerinde bulunmadığı, davalının haksız eyleminden dolayı davacının menfaatleri hukuka aykırı olarak zarar gördüğünden, olayın oluşu, ekonomik koşullar, göz önüne alınarak 1.250,00 TL manevi tazminat takdirinin hak ve nesafete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 70.000,00 TL alacağın 25/10/2008 tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan avans faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faiziyle birlikde davalıdan istirdatına, davacının 10.000,00 TL ‘ye yönelik isteminin kanıtlanamadığından reddine, davacının maddi tazminat talebinin ve ıslahla yaptığı tazminat talebinin reddine, takdiren 1.250.TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan avans faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, aşan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Toplanan deliller neticesinde davacının davalı tarafından iradesinin ifsat edilerek taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu mahkemece saptanmış ise de; davacının çeşitli ödeme vasıtalarıyla davalıya ancak 58.000 TL ödeme yaptığını ispatlayabildiği, bunun ötesinde yaptığını ileri sürdüğü ödemeleri ispatlayamadığı halde yazılı tutara hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.