YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17017
KARAR NO : 2015/23309
KARAR TARİHİ : 16.12.2015
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak, anılan madde uygulamasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Temyiz isteminin reddine dair 05/11/2013 tarihli 2010/275 esas ve 2012/248 karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair kararın isteme aykırı olarak ONANMASINA,
Sanıkhakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Müştekiye ait kredi kartı bilgileri temin edilerek www. internet adresinden soruşturma aşamasında belirlenen ancak kimlik bilgileri bulunamayan faili meçhul şahısların cep telefonlarına kontor aktarılması biçiminde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 245. maddesinde düzenlenen “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanık hakkında aynı Kanun’un 142/2-e maddesi gereğince hüküm kurulması,
2- Sanık Suruç Asliye Ceza Mahkemesinde alınan savunmasında sanık kendi dükkanında bulunan internet bağlantısından 4 ay boyunca yararlandığını aynı şekilde işyeri komşusu olan isimli kişininde işyerindeki internet bağlantısını kullandığını beyan ettiği, sanık müdafiinin 06.11.2013 havale tarihli temyiz dilekçesinde Suruç Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/790 esas sayılı kararı ile sanık ve işyeri komşusu hakkında da aynı mahiyette dava açıldığını bildirildiğinin anlaşılması karşısında sanık belirttiği dava dosyası mahallinden getirtilerek ile irtibatının bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre, kanıtların bir bütün olarak birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 16.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.