YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17703
KARAR NO : 2015/28836
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
Tebliğname No : 12 – 2013/222922
MAHKEMESİ : Çatalca(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2009
NUMARASI : 2008/411 (E) ve 2009/73 (K)
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
I- Sanıklar M.. A.. ile E.. E.. hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 01.04.2014 tarih 2013/9-452 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 5237 sayılı TCK’nun 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için yalan beyanın
resmi belge düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yapılmış olması gerekmektedir. Resmi bir belgenin düzenlenmesi sırasında beyanda bulunacak kişinin gerçeği söyleme zorunluluğu vardır. Kişinin beyanı üzerine düzenlenen resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispatlayıcı nitelikte olması, bir başka ifadeyle beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılmasının zorunlu olmaması şarttır. Aksi halde yani kişinin beyanı yeterli olmayıp, bu beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılması zorunluysa ve bu araştırma sonunda bildirimin gerçeğe uygun olmadığı belirlenirse; kişinin beyanına itibar edilemeyeceğinden ve kişinin beyanını içeren belge, ispat aracı olarak kullanılamayacağından, anılan maddedeki suç oluşmayacaktır. Bununla birlikte suçun oluşması için sanığın beyanda bulunması yeterli olmayıp sanığın beyanı üzerine kamu görevlisi tarafından bir belgenin de düzenlenmesi gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında; sanıklar tarafından kazayı yapan şahsın E.. E.. olduğu yönünde yalan ifade verilmişse de, ilgili yer kolluk görevlilerince yapılan araştırma sonunda kazayı yapanın E.. A.. olduğu tespit edilip 22.06.2008 tarihli kaza tutanağının bu yönde tutulmuş olması, yalan beyana dayanılarak düzenlenmiş bir belge olmaması karşısında, yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık E.. A.. hakkında kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Sanığın UYAP kanalıyla Mernis üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre, hükümden sonra 10.02.2013 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi
uyarınca BOZULMASINA, 29.09.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.