Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/19181 E. 2015/28857 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19181
KARAR NO : 2015/28857
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

Tebliğname No : 11 – 2012/110363
MAHKEMESİ : Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/01/2012
NUMARASI : 2010/672 (E) ve 2012/47 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

1)Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80/98, 19.04.2005 gün ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği cihetle; katılan U.. A..’ın soruşturma aşamasındaki anlatımında, sanık C.. Ş..’ün isteği ile firmaya ortak olduğunu, çek karnesi çıkarttığını ve sanık C.. Ş..’e teslim ettiğini, sanığın çekleri market işlerinde kullanacaklarını söylediğini, marketin hesaplarını kendisi topladığı için bir sıkıntı olması halinde ödeyeceğini düşünerek duruma sesini çıkartmadığını beyan etmesi, sanıkların katılanın bilgi ve rızası dahilinde sözkonusu çeklerin keşide edildiğini, sanık C.. Ş..’ün bu şekilde keşide edilen pek çok çekin ödendiğini, hatta çek keşide edilen şahısların katılanın arkadaşları olduğunu savunması, dosyada bir adet çek fotokopisi bulunup başkaca çek olmaması karşısında; öncelikle dava konusu edilen çeklerin saptanarak asıllarının dosyaya celbinin sağlanıp mahkemece aldatma kabiliyeti yönünden değerlendirilmesi ile gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti ve suç kastıyla hareket edilip edilmediğinin belirlenmesi bakımından da; daha önce katılan adına keşide edilip ödenen çekler olup olmadığı ilgili bankadan sorulup, çek/çeklerin verildiği kişiler de tanık olarak dinlenerek hangi hukuki ilişki karşılığı çekleri aldıkları, katılan ile irtibatları, daha önce bu şekilde aldıkları, ödenen çekler olup olmadığı hususlarında detaylı beyanları tespit edildikten sonra, olayın gelişimi ve tüm dosya kapsamına göre, katılanın çeklerin keşide edilip kullanılmasına açık veya zımni bir rızasının bulunduğunu veya bulunmadığını kabule imkan verecek deliller de karar yerinde gösterilip tartışılarak, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
2) Sanık C.. Ş..’ün katılan adına, farklı tarihlerde birden fazla sahte çek düzenleyerek piyasaya sürdüğü kabul edildiği halde hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık C.. Ş.. hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.