YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7527
KARAR NO : 2015/9374
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
MAHKEMESİ : KDZ.EREĞLİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/11/2014
NUMARASI : 2014/85-2014/85 D.İŞ
KDZ.Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.11.2014 tarih ve 2014/85-2014/85 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili ile borçlu İ. Ç. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini ve diğer borçluların da kredinin müşterek ve müteselsil kefilleri olduğunu, kredinin ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini ancak, buna rağmen borçlular tarafından ödeme yapılmadığını, borçluların mal kaçırma ihtimalinin de bulunduğunu ileri sürerek, 47.391,00 TL’yi karşılayacak tutarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.
Mahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 28. maddesi uyarınca, belirli süreli kredi sözleşmelerinde tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda, kredi veren, borcun tamamının ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması, tüketicinin de birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi hâlinde kullanılabilir. Kredi verenin bu hakkı kullanabilmesi için tüketiciye en az otuz gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması zorunlu olmasına rağmen talep eden tarafça bu yönde bir beyan ve bilgi sunulmadığı gibi, dosya kapsamından da kredinin ticari olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama yahut delil ibraz edilmediğinden 6502 sayılı Yasa’nın uygulanması gerektiği ayrıca, TBK’nın 589. maddesine göre, kefillerin her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumluluğu bulunduğu oysa, borçluların tamamından 47.391,00 TL’ni karşılayacak tutarda ihtiyati haciz talep edildiği ancak, Genel Kredi Sözleşmesinde kefalet miktarının her bir borçlu kefil için 10.000,00 TL olduğu, öte yandan muacceliyet ihtarnamesinde belirtilen fakat talep dilekçesinde bahsedilmeyen 45.460,00 TL gayrinakdi kredinin de herhangi bir belgelendirme
ve açıklama yapılmadığından incelenemediği, İİK’nın 257. m. gereği ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gereken muacceliyet şartının 6502 sayılı Kanun’un 28. maddesinde belirtildiği şekliyle ispatlanamadığı ve yine İİK’nın 258. m. gereği alacaklının alacağı hakkında kanaat getirecek delil gösterilmediği gerekçesiyle, şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, genel kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, ihtiyati haciz talebine konu kredi ticari kredi olup, sözleşmede de kredinin ticari olduğuna dair hükümler bulunmaktadır. Bu itibarla, mahkemece kredinin ticari kredi olduğu nazara alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken talep hakkında yanılgılı değerlendirme ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.