YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25315
KARAR NO : 2015/29271
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/247363
Kasten yaralama suçundan sanık S.. A..’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 ve 62. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair İstanbul 23. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/04/2014 tarihli ve 2012/483 esas, 2014/548 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 29.06.2015 tarih ve 2015/13202-42809 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.07.2015 tarih ve 2015/247363 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; 1) Tekerrüre esas alınan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/05/2009 tarihli ve 2008/389 esas, 2009/112 sayılı kararında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, aynı Kanun maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla henüz kesinleşmemiş bir mahkûmiyet hükmünden dolayı 5237 sayılı Kanunun 58/6. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Mahkemesince sanık hakkında hapis cezası tercih edilirken kasıtlı suçtan mahkumiyeti olduğu gerekçe gösterilmiş ise de, önceki mahkumiyetin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi kapsamında olduğu ve bu kararın hukuki sonuç doğurmadığı, dolayısıyla henüz kesinleşmemiş bir mahkûmiyet hükmünden dolayı hapis cezasının tercih edilmesinde,
3) Gerekçeli kararda atılı suçun adı geçen sanık tarafından işlenmiş olduğuna dair deliller gösterilip tartışılmadan ve gerekçeye yer verilmeden sanığın eyleminin sabit olduğundan bahisle mahkumiyet kararı verildiği cihetle, somut delile dayanmadan ve gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul 23. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/04/2014 tarihli ve 2012/483 esas, 2014/548 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 21.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.