Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/13334 E. 2015/11422 K. 19.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13334
KARAR NO : 2015/11422
KARAR TARİHİ : 19.11.2015

MAHKEMESİ : Erdemli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/02/2009
NUMARASI : 2008/163-2009/134

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı E.. K.. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili 18.04.2008 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Erdemli ilçesi, Limonlu kasabası, Bahçecik mevkiinde bulunan, tahminen 6164 m2 ve 2250 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, müvekkili lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanun gereğince yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması 04.03.1988 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu 1962 yılında yapılmış, çekişmeli yer tespit dışı bırakılmıştır.
Mahkemece, her ne kadar davanın reddine karar verilmişse de, Dairemizin iade kararı ile dosya arasına gelen; kadastro müdürlüğünün 01.07.2015 tarihli ve Tapu Müdürlüğün 23.07.2015 tarihli müzekkereleri ile; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde, 3402 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, dava konusu taşınmazlar hakkında 2151 ve 2163 parsel sayısı ile sınırlandırma ve tesbit yapıldığı, bu taşınmazların kadastro mahkemesinde davalı olduğu belirtilmiş olup, bu durumda, dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi ile birlikte; 3402 sayılı Kanunun 25 ve 26. maddeleri gereğince kadastro mahkemesinin görevi başlayacağından davaya kadastro mahkemesinde bakılmalıdır.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup, temyiz edenlerin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Bu sebeple, mahkemece yapılacak iş: davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu düşünülerek görevsizlik kararı vermekten ibarettir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 19/11/2015 günü oy birliği ile karar verildi.