Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/19245 E. 2015/22593 K. 08.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19245
KARAR NO : 2015/22593
KARAR TARİHİ : 08.12.2015

Tebliğname No : 7 – 2012/240010
MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/05/2012
NUMARASI : 2011/346 (E) ve 2012/274 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen gerekçeli hükmün, 01/6/2012 tarihinde aynı konutta birlikte oturan dayısı ‘a tebliğ edildiği belirtilerek yapılan tebliğden sonra süresi içinde temyiz edilmemesi üzerine kesinleştirilerek kararın infaza verilmesinden sonra sanığın 22/08/2012 tarihli eski hale getirme dilekçesi ilesimli dayısının olmadığını söyleyerek gerekçeli karar tebliğinin usulüne uygun olmadığını söylemesi ve sanığın aile nüfus kayıt tablosuna göre de isimli bir dayısının olmadığının tespit edilmesinden sonra 22/08/2012 tarihli ek karar ile infazın durdurulmasına karar verilerek gerekçeli hükmün 22/08/2012 tarihinde sanığa elden tebliğ edildiği ve sanığın aynı tarihte kararı süresi içinde temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması sırasında aynı maddenin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında 07/07/2011 tarihli orman muhafaza memurlarınca Kurtköy mevkii 68 numaralı bölmedeki orman sınırı içinde kaçak kömür ocağı açtığından bahisle hırsızlık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın kaçak kömür ocağı açma eyleminin suç olmaktan çıkartılarak 3213 sayılı Yasa’nın 12/5. maddesi kapsamında idari yaptırım gerektiren kabahate dönüştüğü ve kömür çıkartıldığına ilişkin delil elde edilemediğinden eyleminin teşebüs aşamasında kaldığı ancak söz konusu suç yerinin orman sınırları içinde kaldığının suç tutanağında belirtilmiş olması ve kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenen tutanak tanığı orman muhafaza memurlarının tutanak içeriğini doğrulamaları karşısında öncelikle suça konu ocağın bulunduğu yerde orman mühendisi bilirkişi ile keşif yapılarak devlet ormanı içinde kalıp kalmadığı kesin olarak tespit edilip sonucuna göre sanığın eyleminin 6831 sayılı Orman Kanun’un 92. maddesindeki suçu mu yoksa kabahat fiiline teşebbüsün cezalandırılmayacağı da gözetilerek 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 12/5. maddesinde düzenlenen idari yaptırımı gerektiren kabahati mi oluşturduğu belirlenerek sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, 08/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.