Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/18289 E. 2015/28944 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18289
KARAR NO : 2015/28944
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

Tebliğname No : 11 – 2013/234265
MAHKEMESİ : Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/09/2011
NUMARASI : 2010/186 (E) ve 2011/412 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

1- Sanığın aşamalardaki savunmalarında, yapmış olduğu abonelik sözleşmelerinde mutlaka kendi kaşesinin bulunduğunu, üst bayi tarafından kendi kodu girilerek abonelik işleminin yapılabileceğini, ayrıca suça konu sözleşme tarihinde … bayi kodlu … Elektronik isimli iş yerini kapatmış olduğunu beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, …’den, abonelik sözleşmelerinde sözleşmeyi akdeden alt bayi kaşesinin bulunmasının zorunlu olup olmadığının, üst bayinin alt bayiye ait kodu sisteme girip giremeyeceğinin sorulması, sanığa ait iş yerinin suç tarihinde faal olup olmadığının ise ticaret sicili ve ilgili birimlerden sorulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
2- Kabule göre de;
Hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/09/2015 gününde oybirliği ile karar verildi.