Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/13081 E. 2015/28890 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13081
KARAR NO : 2015/28890
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

Tebliğname No : 11 – 2011/360676
MAHKEMESİ : Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 31/05/2011
NUMARASI : 2010/691 (E) ve 2011/371 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık

I- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça konu bononun aslına uygun fotokopisinin dosya kapsamında bulunup yasal unsurlarının tamam olması nedeniyle aldatma kabiliyetinin araştırılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş
olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık hakkında TCK’nın 157/1. maddesi gereğince hükmolunan hapis cezası asgari hadden tayin olunduğu halde hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının adli para cezasının mahiyetine uygun şekilde gerekçe gösterilmeksizin
alt sınırdan uzaklaşılarak 120 gün olarak tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden
yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Yasanın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm fıkrasında yer alan ve 120 gün olarak belirlenen temel gün adli para cezasının 5 güne, 5237 sayılı TCK’nun 62. maddesinin tatbiki ile 4 güne indirilip sonuç adli para cezasının 80,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme gözetilip, sanığa önödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hukuki durumunun takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.