Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/20029 E. 2015/22615 K. 08.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20029
KARAR NO : 2015/22615
KARAR TARİHİ : 08.12.2015

Tebliğname No : 2 – 2013/143182
MAHKEMESİ : Adana 1. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/01/2013
NUMARASI : 2012/1067 (E) ve 2013/85 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre hükmün; 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- TCK’nın 31/2. maddesindeki düzenlemeye istinaden, hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını işlediği sırada on üç yaşında olan suça sürüklenen çocuğun, yüklenen eylemlerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu eylemlerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin bulunup bulunmadığına yönelik uzman hekimden rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Müştekinin 17/03/2012 tarihli ifadesinde hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını kamera kaydına göre başlarında bere bulunan iki kişinin işlediğini söylemesi, hırsızlık görgü ve tespit tutanağında işyeri güvenlik kamerasının faal olduğunun belirtilmesi karşısında, kamera kayıtlarında inceleme yapılarak ve müştekinin ifadesine başvurularak hırsızlık suçunun tanınmamak için tedbir alarak ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun da birden fazla kişiyle birlikte işlenip işlenmediğinin değerlendirilmesi, sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükümlerin istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 08/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.