Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/25435 E. 2015/27808 K. 12.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/25435
KARAR NO : 2015/27808
KARAR TARİHİ : 12.11.2015

MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/01/2015
NUMARASI : 2015/14-2015/12

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi 3. kişi Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekilinin icra mahkemesine başvurusunda, borçlu şirket adına kayıtlı bulunan A.. ili G.. ilçesi O.. İ..Mahallesi 99 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerine şikayetçi banka lehine ipotek tesis edildiğini, Gölbaşı İcra Müdürlüğü’nün 2014/1113 Talimat sayılı dosyasından haczedilen menkullerin ipotek kapsamında olduğunu ve taşınmazdan ayrı haczedilemeyeceğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını istediği, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK’nun 83/c maddesi gereğince, haczedilen menkullerin ipotek kapsamında kaldığına ve taşınmazdan ayrı haczedilemeyeceğine ilişkin şikayet, kamu düzenine ilişkin olduğundan süresiz olup, en geç satış tarihine kadar yapılabilir.
TMK’nun 684. maddesi; taşınmaz ipoteğinin, taşınmazın bütünleyici parçalarını, aynı Kanun’un 686. maddesi ise eklentilerini de kapsadığını hüküm altına almıştır. Buna göre, mütemmim cüz niteliğindeki şeyler, taşınmazdan ayrı haczedilemez.
Eklentinin ise kural olarak taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkündür. Zira, eklentinin taşınmaz yok edilmeden, zarara uğratılmadan veya yapısı değiştirilmeden ondan ayrılması mümkündür. Ancak; İİK’nun 83/c maddesi gereğince, taşınmaz üzerinde ipotek bulunması halinde, teferruatın, taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkün değil ise de, anılan maddenin uygulanabilmesi için, mahcuzun ipotek akit tablosunda yazılı olması yetmez. TMK’nun 686.maddesinde tarif edilen şekilde eklenti niteliğini taşıması zorunludur.
Somut olayda, bir kısım menkul malların şikayet tarihinden önce satılmasına karşın bir kısmının da satışının yapılamadığı görülmektedir.
O halde, mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, satışı yapılamayan menkul mallar yönünden İİK’nun 83/c maddesi kapsamında, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.