Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/15249 E. 2015/22829 K. 10.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15249
KARAR NO : 2015/22829
KARAR TARİHİ : 10.12.2015

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanığın dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden kurulan hükümde, eylemin birden fazla kişi ile birlikte gerçekleştirildiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca sanığın cezasından bir kat arttırım yapılması gerekirken uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca birinci fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
28.04.2012 tarihli yakalama üst arama ve muhafaza altına alma tutanak içeriğine göre hırsızlık suçunun şüphelisi olarak tespit edilen sanık ikamet ettiği adrese gidildiğinde sanıkların balkonda oturduklarının görüldüğü, beyanlarına başvurulduğunda sanık evde bulunan bir adet 7 taşlı altın yüzük ve üzerinde bulunan sattığı altınlardan elde ettiği 2.000 TL’yi rızasıyla iadeyi sağladığı bu sırada sanık yanında bulunduğu ve karşı duruşunun bulunmadığının anlaşılması karşısında; gerçekleşen kısmî iade nedeniyle müştekiden sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 10.12.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.