Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/8817 E. 2015/9395 K. 17.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8817
KARAR NO : 2015/9395
KARAR TARİHİ : 17.09.2015

MAHKEMESİ : ÜNYE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2012
NUMARASI : 2006/372-2012/595

Taraflar arasında görülen davada Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/11/2012 tarih ve 2006/372-2012/595 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalılardan K.-A. Sigorta A.Ş.vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/09/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. O.. G.. ile M.E.mirasçıları M.. E.., S.. E.., G.. E.., A.. E.., N.. E.., Y.. E.. vekili Av. A. U. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, müvekkilinin yevmiye karşılığı davalılardan A.. A..’a ait araçla bu davalının istemi üzerine kullandığı araca M.E.’ın kullandığı aracın tam kusurlu olarak çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığını, asıl davadaki davalıların M. E.‘ın mirasçıları, A.. A..’un ise işveren olduğunu, birleşen ilk davadaki davalıların ise kazaya karışan araçların ve çekicinin zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduklarını ileri sürerek,asıl davada şimdilik 85.000 TL maddi,150.000 TL manevi, birleşen ilk davada şimdilik 120.000 TL maddi, birleşen ikinci davada ise, 15.470 TL maddi tazminatın temerrüt faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş,ıslah dilkeçesi ile istemini artırmıştır.
Asıl ve birleşen davada bir davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının olayda kusurunun bulunmadığı, % 76 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, davalı A.. A.. ile davacı arasında adam çalıştıranın sorumluluğu ya da işçi işveren ilişkisi bağlamında bir ilişkinin bulunmadığı, bu davalının olayda bir kusurunun olmadığı, manevi tazminat istemi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalılardan A.. A.. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan K.-A. Sigorta vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalılardan A.. A..’a ve manevi tazminata ilişen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün, anılan davalı ve tazminat kalemi yönünden onanması gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer ve davalılardan K.-A.Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 3 nolu, mümeyyiz diğer davalının ise 4 nolu temyiz itirazlarının dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Asıl ve birleşen dava trafik kazası sonucu yaralanan davacının zarar sorumlularından maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, HMK’nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiş olup, anılan Yasa’nın 297’nci maddesinde hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, infazı kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece, davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitleri ve sorumluluk miktarları açıkça belli edilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesisi edilmiş olup, davalı sigorta şirketlerinin hukuki durumu ayrı ayrı değerlendirilerek sorumluluk miktarları belli edilerek infazı kabil bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, davacı vekilince davalı sigorta şirketlerinden manevi tazminat isteminde bulunulmadığı halde mahkemece bulunulmuşçasına bu kalem istem yönünden ret kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, davalı sigorta şirketleri yönünden kazaya karışan araçların ticari olması da nazara alınarak istem gibi reeskont faizi ile tahsil kararı verilmek gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi de keza doğru bulunmamıştır.
4- Davalılardan K.-A. Sigorta A.Ş. vekilinin temyizine gelince; ZMSS Genel Şartları`nın 12/4’üncü maddesi uyarınca, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemekle yükümlü olup, mahkemece bu hüküm gözardı edilerek bu davalı yönünden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi de doğru görülmemiş, hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin, davalılardan A.. A..’a ve manevi tazminata ilişen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün, anılan davalı ve tazminat kalemi yönünden ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer ve davalılardan Koç-Allianz Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına (4) nolu bentte açıklanan nedenle davalılardan K.-A.Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin A.. A.. ve K.-A.A.Ş. hariç diğer davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı K.-A.Sigorta A.Ş’ye ayrı ayrı iadesine, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.