Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/9180 E. 2015/9190 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9180
KARAR NO : 2015/9190
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

MAHKEMESİ : ARDAHAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/10/2014
NUMARASI : 2014/95-2014/261

Taraflar arasında görülen davada Ardahan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/10/2014 tarih ve 2014/95-2014/261 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 26.000 TL tutarında traktör kredisi kullandığını, kredi alındığı sırada hiç bir belge verilmemekle birlikte bankaca kredinin aynı şekildeki diğer kredi sözleşmeleri ile aynı şartlarda olacağını söylendiğini, ödeme planının ancak 2007 yılı başında gönderildiğini, bu belgede kredinin %37 faizli verildiğinin ve yıllık geri ödemesinin 14.789 TL olduğunun belirtildiğini, emsallerin üzerinde gelen faiz yüzünden müvekkilinin ilk taksidini ödeyemediğini, müvekkiline emsal traktör kredilerindeki gibi faiz tahakkukunun gerektiğini ileri sürerek müvekkiline verilen krediye ilişkin usul ve yasaya aykırı olarak düzenlenen kredi sözleşmesinin ve buna bağlı ödeme planının iptali ile emsallerine uygun en düşük faizli traktör kredisi sözleşmesi şartlarına göre yeniden 3 yıl vadeli faizli ödeme planının yapılmasına, ilk taksit ve ek hesap kapsamında yapılan fazla ödemenin sonraki taksitlere erken ödeme faizleri düşülerek mahsup edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin “gayri nakti kredi sözleşmesi” olduğunu, buna göre faiz belirlendiğini, hür irade ile sözleşmenin imzalandığını, ilk taksit ödenmeyince kredili mevduat kredisinin açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; kredinin, ödeme planında tüketici kredisi olarak belirtildiği, niteliği itibari ile tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek üzere kredi verenden nakit olarak aldıkları kredi türü olan tüketici kredisine uyduğu, davalı bankanın davacıya kullandırdığı kredide, emsal nitelikteki bir müşteriye kullandırdığı kredi kapsamında talep ettiği faiz oranından yaklaşık yarı nispette yüksek faiz talep ettiği, faizin bu şekilde yüksek belirlenmesinin sebebinin davalı yanca açıklanamadığı, bankanın iyiniyet kurallarına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının, davalı Banka tarafından kendisine kullandırılan kredi kapsamında sözleşme tarihi itibari ile davalı Banka’ya toplamda 35.954,57 TL borçlu olduğunun tespitine, bilirkişi Y. Ş.A. tarafından tespit olunan hesap tablosu kapsamında 07.07.2007 tarihinde 10.665,46 TL, 07.07.2008 tarihinde 11.677,45 TL, 07.07.2009 tarihinde 13.016,66 TL olarak ödeme planının değiştirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin fahiş faiz oranın emsal sözleşme faiz oranına uyarlanarak, yeni 3 yıllık ödeme planı düzenlenmesine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca, davacının 3 yıl vadeli yılda bir kez ödemeli kredi kullanarak traktör satın aldığı, kredi sözleşmesiyle yıllık faizin %37, taksit tutarının 14.789,00 TL olarak belirlendiği, davacının 1. taksidi aksatması üzerine kredi kat edilerek alacağın tahsili amacıyla rehinli traktör için takibe başlandığı dosya kapsamı ile anlaşılmıştır. Davacının kullandığı kredinin ticari kredi olması karşısında, mahkemece kredinin tüketici kredisi olarak değerlendirilmesi doğru olmadığı gibi, davacının faiz oranı bakımından emsal olarak dayandığı kredi sözleşmesi ile davacının kullandığı kredinin dayanağı olan sözleşmenin farklı tarihlerde düzenlenmesi, davacının 1. yıldan uzun süre ile sessiz kalması, temerrüdün gerçekleşmesinden sonra sözleşme faizinin uyarlanmasını istemesi karşısında, sözleşmenin davacı tarafından benimsediğini ortaya koymakla davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.