Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/2796 E. 2015/17582 K. 11.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2796
KARAR NO : 2015/17582
KARAR TARİHİ : 11.11.2015

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve kabule göre; sanık …’ın servis elemanı olarak çalıştığı restorana arkadaşlarıyla beraber müşteri olarak gelen mağdur …’nın, ihtiyacını gidermek için kadınlar için tahsis edilmiş tuvalete girmesinin hemen ardından, kadınlar tuvaletinin yanında bulunan ve engellilerin kullanımına sunulan tuvaletin sensörlü lambasının yandığını fark ederek, tedirgin olup, yukarıya doğru baktığı ve tuvaletin üst kısmındaki boşluktan sanığın kendisini gözetlediğini görüp bağırması üzerine, klozet kapağının üstüne çıkmış olan sanığın hızla tuvaletten uzaklaştığı olayda,
Mağdurun mahremiyet beklentisini önemsemeyip, onun özel yaşam alanına ağır ve haksız müdahalede bulunan sanığın eyleminde özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının oluştuğu; ayrıca, sanığın, cinsel arzu ve isteklerini tatmin maksadına yönelik eylemiyle cinsel taciz suçunu da işlediği anlaşıldığından,
Bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanık hakkında, TCK’nın 44/1. maddesine uygun olarak, daha ağır cezayı gerektiren özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş; ancak, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın kastının yoğunluğu ile güttüğü amaç ve saiki gözetilerek, alt sınır aşılıp hak ve nasafete uygun bir ceza hükmedilmesi yerine, asgari hadden ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir.
Adli emanetin 2014/62 sırasında kayıtlı bulunan sanığa ait 1 çift spor ayakkabı hakkında bir karar verilmemesi, bu konuda mahkemesinden her zaman bir karar alınması olanaklı olduğundan, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, sübuta ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Mağdurun özel hayatının gizliliğini ihlal ettiği kabul edilen sanık hakkında temel ceza tayin edilirken, uygulanan kanun maddesinin, ilk fıkrası yerine, sehven ikinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- TCK’nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01.03.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK’nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlediği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin, infazı kısıtlayacak şekilde hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde TCK’nın 50/6. maddesi gereğince hapis cezasının infaz edileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 1 numaralı bölümündeki, “134/2.” ibaresinin, “134/1-1.” şeklinde değiştirilmesi, hükmün 3 numaralı bölümündeki, “TCKnın 50/6 maddesi hükmü gereğince hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Savcılığınca yapılan tebligata rağmen 30 gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanış da devam edilmemesi halinde hükmü veren mahkemece kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilebileceği ve bu kararın derhal infaz edileceği hususunun sanığa ihtarına.(ihtar edildi)” ibarelerinin hükümden çıkarılması suretiyle, eleştirilen hususlar dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.