Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3433 E. 2015/9156 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3433
KARAR NO : 2015/9156
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/10/2014
NUMARASI : 2014/1081-2014/417

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/10/2014 tarih ve 2014/1081-2014/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı E. Dış Ticaret A.Ş.’nin iş ilişkileri nedeniyle davalı bankada ortak hesaplarının bulunduğunu, 15.09.2009 tarihinde davacı şirkete ait müşteri çekleri ve çek yapraklarının çalındığını, müvekkilinin çeklerin yetkisiz kişiler tarafından tahsil edilmemesi için çeklerin bağlı olduğu hesabındaki 23.000 USD’yi diğer hesapları yerine sehven 9092917 numaralı ortak hesaba aktardığını, ancak davalı tarafından E. Dış Ticaret A.Ş.’nin kredi borcu nedeniyle ortak hesabın tamamına bloke konulduğunu, bu nedenle müvekkilinin yatırdığı parayı geri alamadığını, oysa ortak hesap sözleşmesinde davalıya hesabın tümü üzerinde rehin ve hapis hakkı tanınmadığını, hatta hesap sahiplerinden birinin borcu nedeniyle konulacak hacizlerde dahi, hesabın eşit olarak ayrılacağı ve haczin borçlu olan hesap sahibinin mevduatı üzerine konulacağının kararlaştırıldığını, kredi sözleşmesinde davalı bankaya verilmiş olan yetkilerin müvekkili açısından geçerli olmadığını ileri sürerek, ortak hesaba aktarılan paradan şimdilik 11.500,00 USD’nin fiili ödeme günündeki TL karşılığının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, dava dışı E. Dış Ticaret A.Ş.’ne kullandırılan kredinin kat edildiğini, kredi sözleşmesinde müvekkiline tanınan hapis hakkı ve takas/mahsup yetkisiyle ilgili düzenlemeler çerçevesinde dava konusu hesaba bloke konulduğunu, yapılan işlemde hukuka aykırılığın bulunmadığını, zira ortak hesap sözleşmesinde hesap sahiplerinin her birine tek başına tasarrufta bulunma hakkı verildiğini, bu sebeple söz konusu hesaptaki tutarın tamamının kredi borçlusu şirkete ait olduğunu düşünerek bloke işlemi yapıldığını, kaldı ki davacının aynı şubede birden fazla döviz hesabı bulunmasına rağmen kendi hesabındaki tutarı ortak hesaba aktarmasının bu paranın tamamının E. Dış Ticaret A.Ş.’ye ait olduğunu gösterdiğini, husumetin müvekkil bankaya değil dava dışı şirkete yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; mahkemece davanın reddine dair verilen ilk kararın davacı vekilinin temyizi üzerine uyuşmazlığın tarafların imzasını taşıyan ortak hesap sözleşmesi hükümleri değerlendirilmek suretiyle çözülmesi gerektiği belirtilmek suretiyle bozulduğu, uyulan bozma ilamı ve alınan bilirkişi raporu uyarınca ortak hesap sözleşmesinin 4. maddesine göre hesapta yer alan paranın % 50’si oranındaki paraya bloke konulabileceği gerekçesiyle 11.500 USD’nin hesaba bloke konulan 15.12.2009 tarihinden tahsil edilinceye kadar işletilecek Merkez Bankası’nın uyguladığı en yüksek döviz mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 901,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.