YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9523
KARAR NO : 2015/9330
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
MAHKEMESİ : NEVŞEHİR 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/11/2014
NUMARASI : 2013/654-2014/498
Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/11/2014 tarih ve 2013/654-2014/498 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin Y.E.’un mirasçısı ve davalı bankadan kullandığı kredinin kefili sıfatını taşıdığını, muris Y. E.’un uzun yıllardır davalı bankadan kredi kullandığını ve bu krediler nedeni ile bankanın kendisine hayat sigortası yaptığını, ancak murisin 06.06.2006 tarihinde kullandığı kredi için hayat sigortası yapılmadığını, murisin kredi ödemeleri bitmeden 14/05/2011 tarihinde vefat ettiğini, bu durumda mirasçı ve kefil olarak kendisinin ödemek zorunda kalacağı tutar nedeniyle mağdur olacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; murisin kullandığı kredinin teminatı olarak doğrudan gelir destek ödemelerini müvekkili bankaya temlik ettiğini, temlik olduğu durumlarda hayat sigortası yapılmadığını, her kredi için müşterilere sigorta yapma yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin sigorta ile ilgili 11. maddesinde sigortaya ilişkin hükümlerin tercihli olduğunun belirtildiği, kredi sözleşmelerinde sigorta yaptırma, yeniletme ve prim ödeme yükümlülüğünün kredi lehtarına yüklendiği, bankanın kendi lehine bir düzenleme içeren kredi borcunun teminatından her zaman vazgeçebileceği, davalı bankanın murise hayat sigortası yaptırmamasından dolayı sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.