YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9565
KARAR NO : 2015/31065
KARAR TARİHİ : 11.06.2015
Tebliğname No : 2 – 2014/172227
MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/03/2014
NUMARASI : 2014/14 (E) ve 2014/101 (K)
SUÇ : Tehdit
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 191/2. maddesinde tanımlanan tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, ancak sanık hakkında 16/05/2008 tarih ve 205/655 E. 2008/346 K. sayılı kararla verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24/06/2008 tarihinden itibaren başlayan beş yıllık denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 27/04/2009 tarihine kadar CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrası hükmü uyarınca zamanaşımının durduğu, anılan maddenin 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile ihdas edilmiş olmasının gerek suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 107. maddesi, gerekse sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın genel hüküm niteliğindeki dava “zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi” başlıklı 67. maddesi hükümlerini uygulanamaz hale getirmediği, esasen denetim süresi içinde yeni bir suç işlenmesi ile birlikte hemen ve derhal önceki dosyanın ele alınıp hükmün açıklanması olanağının bulunmadığı, bunun için ikinci suçtan dolayı yargılama yapılıp kişinin sonraki suçu işlediğinin kesinleşmiş bir hükümle saptanması gerektiği, bu durumun başka bir mercide çözülmesi gereken bir mesele olarak değerlendirilmesi icap ettiği, 765 sayılı TCK’nın 107. maddesinin ise “Hukuku amme davasının ikamesi mezuniyet veya karar alınmasına, yahut diğer bir mercide halli lazım gelen bir meselenin neticesine bağlı bulunduğu takdirde mezuniyet ve kararın alınmasına yahut meselenin halline kadar müruru zaman durur.” hükmünü içerdiği ve denetim süresi içinde yeni suçun işlendiği tarih ile bu suça ilişkin yargılama sonunda verilen mahkumiyet kararının kesinleşeceği tarih arasında anılan madde uyarınca dava zamanaşımının duracağı, benzer sonuca 5237 sayılı TCK’nın 67. maddesinin uygulanmasıyla da ulaşılabileceği, somut olayda 24/06/2008 ve ihbara konu suça ilişkin mahkumiyet kararının kesinleştiği 28/11/2013 tarihleri arasında geçen ve zamanaşımının durduğu kabul edilen bu süre de düşüldükten sonra, suç tarihi olan 09.05.2005 tarihinden inceleme tarihine kadar 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma-düşme görüşüne iştirak edilmeyerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı,
bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık A.. K..’un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 11/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.