Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/8334 E. 2015/9377 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8334
KARAR NO : 2015/9377
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

MAHKEMESİ : KOCAELİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/04/2015
NUMARASI : 2014/1215-2015/312

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/04/2015 tarih ve 2014/1215-2015/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili, fer’i müdahil TMSF vekili ile fer’i müdahil O. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Y. Bank A.Ş’nin İ.Şubesi’nde 02.12.1999 tarihinde 2.250,00 TL bedelli ve %83 faiz oranlı bir hesap açtığını, 22.12.1999 tarihinde bankaya TMSF tarafından el konulduğunu, müvekkilinin mevduatının bilgisi dışında banka tarafından yurt dışındaki off shore hesaplarına aktarılmış gibi işlem yapıldığını, gerçekte ise, paranın davalı banka sahiplerinin diğer şirketlerinin hesaplarına aktarıldığını, banka sahipleri hakkında ceza yargılaması sonunda mahkumiyetlerine karar verildiğini, müvekkilinin yatırmış olduğu paranın taraflarına iade edilmediğini ileri sürerek, 2.250,00 TL’nin 02.12.1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun’un 2/2 maddesi uyarınca avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı I.. A.. vekili, husumet, zamanaşımı, yetki, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddini ve davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için seçtiği hesap türü ve parasını bu hesapları değerlendirmek üzere verdiği talimat ve müvekkili bankanın da davacının bu talimatına uygun gerçekleştirdiği bir havale işlemi bulunduğunu savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Fer’i müdahil TMSF vekili, husumet, zaman aşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddini ve davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkilinin ayrı bir tüzel kişiliği olup, off shore bankası ile aralarında hiçbir organik bağın ve müvekkili bankanın off shore bankası nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, davacının off shore hesap cüzdanını aldıktan sonra herhangi bir itirazının olmadığını, ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde bulunmadığını, bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini, aciz vesikası alınmadığını, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Fer’i müdahil O. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/ k maddesinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişilerin tüketici olarak tanımlandığı, davacının ticari veya mesleki amaç ile hareket ettiğine dair herhangi bir iddia ileri sürülmüş olmayıp, davacının tüketici olduğu, aynı Yasa’nın 1. bendinde bankacılık işleminin dahi tüketici ile yapılmış olması halinde tüketici işlemi olduğunun ve 73/1. maddesi uyarınca da tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğunun belirtildiği, davanın da kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılmış bulunması nedeniyle Tüketici Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsiz olması nedeniyle HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ve dosyanın yetkili ve görevli Kocaeli Tüketici Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, fer’i müdahil TMSF vekili ile fer’i müdahil O. vekili temyiz etmiştir
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davalı vekili, fer’i müdahil TMSF vekili ile fer’i müdahil O. vekili bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili, fer’i müdahil TMSF vekili ile fer’i müdahil O. vekili bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fer’i müdahiller TMSF ve O. harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka’ya iadesine, 16/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.