Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/15054 E. 2015/27684 K. 11.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15054
KARAR NO : 2015/27684
KARAR TARİHİ : 11.11.2015

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/04/2015
NUMARASI : 2014/862-2015/208

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlanmış, borçlu kendisine yapılan 7 örnek ödeme emri tebligatının TK’nun 35.maddesine göre kendisine ait olmayan bir adrese gönderilmesinin usulsüz olduğunu, ödeme emrinden 28.11.2014 tarihinde haberdar olduğunu belirterek aynı tarihte tebligat usulsüzlüğü şikayetinde bulunmuş, mahkemece ögrenme tarihinin 20.11.2014 olduğu kabul edilerek şikayetin 7 günlük sürede olmadığından bahisle gecikmiş itirazın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi ile Yönetmeliğin 16. maddelerine göre tebligat, tebliğ yapılacak gerçek kişinin bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adrese gönderilen tebligatın iade edilmesi halinde muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine TK’nun 21.maddesine göre tebligat yapılması mümkündür.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesinde; “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla takipte borçlunun adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresi bulunup bulunmadığı araştırılıp tesbit edilmediğinden örnek 7 ödeme emrinin TK’nun 35.maddesine göre yapılmasına ilişkin 14.10.2014 tarihli tebligat usulsüzdür. Maaş haczine yönelik 20.11.2014 tarihli tebligat ise borçlu dışında A..K..’ya yapıldığından tebligata muttali olma hususunda borçlu aleyhinde hukuki sonuç doğrumaz. O halde mahkemece, TK’nun 35. maddesine göre yapılan tebliğ tarihi itibariyle borçlunun adres kayıt sisteminde adresi bulunup-bulunmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir iken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.