YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6910
KARAR NO : 2015/9180
KARAR TARİHİ : 14.09.2015
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/12/2014
NUMARASI : 2014/247-2014/503
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2014 tarih ve 2014/247-2014/503 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı K.. Y.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirket aleyhine kurum zararının rücuan tahsili amacıyla Bakırköy 6. İş Mahkemesi’ne müvekkili kurumca açılan davanın kabulü üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2013/5472 esas ve 2014/1773 karar sayılı ilamı ile şirketin ihya edilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğunu ileri sürerek şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı K.. Y.. vekili; davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, ticaret sicili kayıtlarından da anlaşılacağı gibi tasfiye işlemlerinin usulüne uygun olduğunu ve şirket tüzel kişiliğinin 20.09.2007 tarihinde sona erdiğini, ihyasının istenemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili; müvekkilinin işlem tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümleri çerçevesinde hareket ettiğini, tasfiye memurunun iddia edilen eksik işlemlerini müvekkilinin tespitinin mümkün olmadığını, müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın müvekkili yönünden reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davacı tarafından davalı şirkete Bakırköy 22. İş Mahkemesinde açılan davanın Yargıtayca bozulması üzerine şirketin ihyası için adı geçen mahkemece davacı kuruma süre verildiği, şirketin 2007 yılında terkin olduğu, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesinin 2. fıkrası gereği ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanması, keyfiyetin tescil ve ilanının gerekli olduğu ve 547/2 maddesinin uygulama gereğinin Yürürlük Kanunu’nun 3. maddesinde belirtilmiş olduğu,
Türk Ticaret Kanunu’nun 285 ve 541. maddelerinde tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumak zorunda olduklarının belirtildiği, bu nedenlerle davacının şirketin ihyasını istemekte mutlak yararı olduğu aksi halde İş mahkemesi dosyasında taraf teşkilinin sağlanamayacağı ve hak arama hürriyetinin temininin engellenmiş olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne,şirketin ihyasına ve son tasfiye memuru K.. Y..’ın yeniden atanmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı K.. Y.. vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı K.. Y.. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı K.. Y.. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı davalı K.. Y..’dan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.