YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2338
KARAR NO : 2015/27875
KARAR TARİHİ : 02.07.2015
Tebliğname No : KYB – 2014/395166
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 02.12.2014 gün ve 2014-21742/72429 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.12.2014 gün ve KYB. 2014/395166 sayılı ihbarnamesi ile;
Görevi kötüye kullanma ve resmi belgeyi gizleme suçlarından şüpheliler M.. S.., A.. Y.., A.. A.., E.. Ö.. D.., B.. E.., N.. K.. G.., İ.. Ş.. ve V.. K.. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Didim Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/03/2014 tarihli ve 2014/724 soruşturma, 2014/430 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/04/2014 tarihli ve 2014/393 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Müştekinin, görevi kötüye kullanma ve resmi belgeyi gizleme iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu şüpheliler hakkında, eylemi kimin yaptığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, imara aykırı yapılaşmalarla ilgili olarak imkanları ölçüsünde yasal gereğini yerine getirmeye çalıştıkları gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma izni verilmesi üzerine herhangi bir araştırma yapılmaksızın karar verildiği, söz konusu iddialara ilişkin araştırma yapması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; müştekinin şikayeti üzerine İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Kontrolörlüğü tarafından düzenlenen 08.01.2014 tarih, 2013/2 sayılı ön inceleme raporunda; … Yapı Kooperatifi’nce yapılan konutların betonarme, sıhhi tesisat, elektrik ve çevre düzenlemesine yönelik peyzaj projesinin olmadığı; dosyada bulunan mimari projedeki vaziyet planına göre otopark olarak görülen alanların bir kısmının zeminde, eğimden dolayı oluşturulamadığı, ayrıca imar planında 7 metrelik bazı yolların yine aşırı eğimden dolayı açılamadığı sadece merdiven yapılarak ulaşımın sağlandığı, anayol olan 12 metrelik yolun tamamının 12 metre olarak açılmadığı yer yer 8-10 metre genişliğinde açıldığı, imar planı hazırlanması sırasında topoğrafik durumun dikkate alınmadığı, yolların belli eğimlerde açılabileceği gerçeği dikkate alınmadan bu eğimleri sağlayamayacak yolların planlara işlendiği, bu yüzden de arazide bazı yolların imar planına uygun olarak açılamadığı, 3. derece sit alanı olan yerde vaziyet planına
göre yapılması gereken havuzun yerinin kaydırıldığı, havuz imalatıyla ilgili aykırılığın giderilemediği, 3194 sayılı Kanunun 21, 22, 23, 28, 30, 32 ve 42. maddeleri hükümlerinin yerine getirilmediği; müşteki M.. P..’a ait konutta, mevcut bir kısım eksikliler nedeniyle, 2001 yılındaki yürürlükteki mevzuata göre oturma ruhsatının verilmemesi gerektiği, hususlarının tespit edilmesi üzerine, Didim Kaymakamlığı’nın 08.01.2014 tarih, 2 nolu kararıyla tüm şüpheliler hakkkında soruşturma izni verildiğinin; dosya kapsamından, anılan konutlara ilişkin olarak 18.09.1991 tarihinde … (Didim) Belediye Başkanlığı’nca düzenelenen yapı ruhsatının, … Belediyesi’nce 12.01.2001 tarihinde yenilendiğinin, 18.10.2001 tarihinde ise yapı kullanma izin belgesi verildiğinin, Didim Cumhuriyet Başsavcılığı’nca şüphelilere isnat edilen eylemlerin, kooperatife ait yapılara yapı ve iskan ruhsatı verilmemesi gerektiği halde verilmesi, belediye başkanlığı tarafından bu durumun gizlenmesi amacıyla betonarme, sıhhi tesisat, elektrik ve peyzaj projelerinin yok edilmiş olması, tespit edilen imara aykırılıklar hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu’nun ilgili madde hükümlerinin uygulanmaması olarak üç başlık altında toplanmak suretiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin anlaşılması karşısında; usule aykırı olarak yapı ve iskan ruhsatı verilmesi iddiası yönünden, atılı suç için, 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. maddelerine göre zamanaşımının gerçekleşmiş olması nedeniyle, Cumhuriyet Savcılığı’nca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı cihetle, bu eyleme yönelik olan kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki istem yerinde görülmediğinden REDDİNE, bununla birlikte; betonarme, sıhhi tesisat, elektrik ve peyzaj projelerinin yok edildiği iddialarıyla ilgili olarak, yapı ruhsatını ilk veren … (Didim) Belediyesi ve … Belediyesi’nden ilgili kooperatife ait tüm dosyalar getirtilerek, projelerin mevcut olup olmadığının araştırılması, ruhsat dosyalarından sorumlu olan birimlerde çalışanların ifadelerine başvulması, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun ilgili madde hükümlerinin uygulanmaması iddiaları ile ilgili olarak ise, Cumhuriyet Savcılığı’nca yerinde keşif yapılmak suretiyle atılı suç tarihleri itibariyle tespit edilecek muhtemel aykırılıklar için belediyece alınan/alınmayan tedbirler belirlenerek, bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması ile şüphelilerin iddia konusu eylemler ile ilgili ifadelerinin alınmasından sonra, zamanaşımı hükümleri de gözetilerek, sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, öninceleme raporundaki tespitlerden hareketle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinde isabet bulunmadığından, bu karara vaki itirazın kabulüne karar verilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmekle, Didim Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen 14.03.2014 gün ve 2014/724 soruşturma, 2014/430 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2014 gün ve 2014/393 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde ikmaline, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 02.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.