YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12256
KARAR NO : 2015/9394
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
MAHKEMESİ: İSTANBUL (KAPATILAN) 52. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/12/2013
NUMARASI : 2012/440-2013/286
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2012/440-2013/286 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı Y.. A.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/09/2015 günü hazır bulunan davalılardan Y.. A.. vekili Av. E. A. davalı B. Boru Hatları İle Petrol Taşıma A.Ş. vekili Av. D. B. ve davacı vekili Av. H.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya müvekkilince verilen refakat hizmet bedelinin tahsili için başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı B.Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir.
Y. Deniz Acenteliği. A.Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davada tarafların sulh olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olması sebebi ile HMK‘nın 315. madde gereğince davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, donatana izafeten acente hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve dahili dava müessesesi olmamasına göre de donatana izafeten Y.. A.. hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, donatana izafeten acentesi Y.. A.. vekil ile temsil olunduğundan lehine vekalet ücreti taktir olunduğu gerekçesiyle davalı Botaş hakkındaki davada tarafların sulhu nedeniyle HMK 315.madde gereğince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,donatana izafeten acente hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında dahili dava müessesesi olmamasına göre de hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile Y.. A.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazların reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı tarafından C.bayraklı gemiye verilen kılavuzluk hizmeti nedeniyle düzenlenen ve ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı B. yönünden tarafların sulh olmaları nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Y.. A.. yönünden ise hakkında usulüne uygun bir dava açılmadığı ve usul hukukumuzda da dahili dava müessesinin olmadığı gerekçesiyle bu şirket hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, Y.. A.. yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir. Ancak, davacı tarafından icra takibine itiraz edilmesi üzerine C.bayraklı geminin donatanına izafeten ve kendisine asaleten B.a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.’ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten acentesi Y. Deniz Acenteliği A.Ş’ye dava dilekçesi tebliğ edilmiş ve adı geçen şirket de bu sıfatla yargılamaya katılmıştır. Bu durumda, donatanın acentesi olarak B.’a husumet yöneltilerek dava açılmasına rağmen, daha sonra temsilde yanılma nedeniyle davanın donatanın doğru acentesine yöneltilmesi ve yanılgının giderilmesi mümkün bulunmaktadır. Diğer yandan, sulh protokolü davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.’ın donatanın acentesi olarak izafeten hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır. O halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin donatanına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesine tebligat yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde acente hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y. Deniz Acenteliği A.Ş’ye acente sıfatıyla dava dilekçesi tebliğ edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre Y.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Y.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin Y. Deniz Acenteliği A.Ş’den alınıp davacıya verilmesine, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı B.’a verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.