Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/2096 E. 2015/9404 K. 18.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2096
KARAR NO : 2015/9404
KARAR TARİHİ : 18.09.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 42. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/03/2013
NUMARASI : 2011/27-2013/81

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2013 gün ve 2011/27 – 2013/81 sayılı kararı onayan Daire’nin 17/10/2014 gün ve 2013/11660 – 2014/15876 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı S. İnş. Tic. Ltd. Şti. arasında 1998 yılında imzalanan sözleşmenin 6/a maddesi uyarınca E. A.Ş’den alınan 10/12/1999 tarihli 5.500.000.000 TL ve 433.000.000.000 TL’lik iki adet teminat mektubunun müvekkiline verildiğini, sözleşmenin 6/e maddesinde “Taahhüdün sözleşme ve şartnameler hükümleri çerçevesinde yerine getirilmesini müteakip, bir ay sonra ve müteahhidin bu işlerden dolayı borcunun bulunmadığının tespit edilmesi ve SSK ilişiksizlik belgesinin ibrazını müteakip, kesin teminat SSK’nın 83. maddesi ve ilgili yönetmelikler hükümleri çerçevesinde müteahhite iade edileceğinin kararlaştırıldığı, bu şartların yerine getirilmemesi durumunda müteahhidin kesin teminatının E.. A.. tarafından herhangi bir şekilde ihtar çekmeye mahkemelerden hüküm almaya gerek duyulmaksızın irad kaydedilecek olup, müteahhidin buna herhangi bir itirazı olamayacaktır” hükmüne yer verildiğini, sözleşmenin dava dışı Sep İnş. Tic. Ltd. Şti’nce 17.02.2003 tarihinde feshedildiğini, sözleşmenin 6/e maddesinde bahsi geçen 1 aylık süreye rağmen aradan geçen 5 yıllık sürede SSK ilişiksizlik belgesinin müvekkiline ibraz edilmediğini, 17.12.2007 tarihli yazı ile davalı Birleşik F. Bankası A.Ş’den teminat mektuplarının bedelinin ödenmesinin talep edilmesine rağmen davalının talebi reddettiğini, banka teminat mektuplarının içeriği ve niteliği gereği davalı bankanın talebi reddetmesinin haksız olduğunu ileri sürerek, 438.500 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tazmin talebi üzerine dava dışı S. İnş. Tic. Ltd. Şti’ye sorulduğunda taraflar arasındaki sözleşmenin Sep İnş. Ltd. Şti’nce feshedildiği, Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 20.02.2006 tarih 2003/64 E. 2006/13. K. sayılı tarihli ilamı ile feshin haklı olduğu ve tazminat talebi kabul edilip teminat mektuplarının iadesine dair verilen kararın taraflarca temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2006/2673 E. sayılı ilamı ile feshin haklı olduğu kabul edilip tazminat yönünden ve teminat mektubunun iade koşullarının sözleşme hükümleri uyarınca değerlendirilmesi için bozulduğunun bildirilmesi nedeniyle davacının tazmin talebinin haklı nedenle reddedildiğini, anılan süreç nazara alındığında davacının tazmin talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu, Yargıtay ilamı incelendiğinde dava dışı S. İnş. Ltd. Şti’nin yerine getirecek bir taahhüdünün kalmadığının anlaşıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bekletici mesele yapılan Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/136 K. sayılı ilamında davacı S. İnşaat San. Tic. Ltd. Şti’nin sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve SSK İl Müdürlüğü’nün 08.02.2012 havale tarihli cevabi yazısında teminatın iadesinde herhangi bir sakınca bulunmadığı belirtildiğinden davacı şirket tarafından davalı şirkete verilen teminat mektuplarının iadesine karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmeyerek 14.12.2012 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, teminat mektubu lehtarı S.İnşaat San. Tic. Ltd. Şti’nin akdi fesihte haklı olduğu, artık yerine getirilecek bir taahhüdünün kalmadığının K. Asliye Hukuk Mah. 2003/64 E. 2006/13 K. sayılı 20.02.2006 tarihli mahkeme ilamında yer aldığı, bu durumu bilen bankanın teminat mektubunu tazmin etmemekte haklı olduğu, davacının 17.12.2007 tarihli tazmin talebinin hakkın kötüye kullanılması oluşturduğu, K.AHM’nin kesinleşen ilamı ile de teminat mektuplarının iadesine karar verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17/10/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 57,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.