YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2920
KARAR NO : 2015/9417
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 43. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/05/2014
NUMARASI : 2012/261-2014/119
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/05/2014 gün ve 2012/261 – 2014/119 sayılı kararı onayan Daire’nin 17/12/2014 gün ve 2014/13214 – 2014/19993 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin B grubu imtiyazlı pay sahibi olduğunu, şirketin 17.11.2011 tarihli genel kurulunun paydaş olmayan, yetkisiz ve ilgisiz kişiler tarafından sahte belge ve kaşelerle tertip edildiğini, TTK’nın 370. maddesine göre toplandığı iddia edilen genel kurula müvekkilinin iştirak etmediğini, gerçeğe aykırı şekilde paydaş gösterilen yabancı uyruklu şahıslar adına vekaleten toplantıya dava dışı C.E. isimli şahsın katıldığını, genel kurul toplantısına esas alınan hazirun cetvelinin şirket pay defteri ve kayıtlarına uygun olduğunu tasdik etmesi gereken yönetim kurulu adına şirkette hiçbir sıfat ve yetkisi bulunmayan C.E. tarafından sahte şirket kaşesi kullanılmak suretiyle tasdik edildiğini, bu şahsın sahte vekalet ve belgelere dayanarak yasa ve yönetmeliklere aykırı şekilde şirketin genel kurulunu kendi kendine yapmasına Bakanlık komiserinin de göz yumduğunu, toplantının şirket merkezi yerine C. E.in paydaş ve yönetici olduğu dava dışı şirketin adresinde yapıldığını, yasaya ve sözleşmeye aykırı şekilde yönetim kurulu üyesi ve denetçi seçimi yapıldığını, şirketin yönetim kurulu üyeliğine şirketin paydaşı gibi gösterilen yabancı uyruklu kişilerin seçildiğini, bu kişilerin genel kurula katılmamış olmalarına rağmen aynı gün yönetim kurulu toplanmış gibi gösterilerek aldıkları 2011/4 sayılı kararla C.E.’in genel müdür olarak seçilmesine ve münferit atacağı imza ile şirketi her konuda ahzu kabz yetkisi ile temsil etmesine karar verildiğini, yönetim kurulu kararı ile altındaki imzaların sahte olduğunu, 17.11.2011 tarihli genel kurul ve genel kurulda alınan kararlar ile aynı tarihli 2011/4 sayılı yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunu ileri sürerek, yoklukla malul olduklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin 17.11.2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlarla birlikte bu toplantıda alınan 3 no’lu karar gereğince 1 yıl süreyle görev yapmak üzere yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği anlaşılan yönetim kurulu üyeleri tarafından alınan 2011/04 no’lu ve 17.11.2011 tarihli yönetim kurulu kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine dair verilen karar, davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizce değişik gerekçeyle onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.