Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/2446 E. 2015/9278 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2446
KARAR NO : 2015/9278
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/06/2013
NUMARASI : 2013/99-2013/164

Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/06/2013 gün ve 2013/99-2013/164 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 18/09/2014 gün ve 2014/5311-2014/14035 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen 2004/111 Esas sayılı davada davacı-birleşen 2003/532 Esas sayılı davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekilleri asıl davada, müvekkillerinin 1994 yılında bazı hisse senetlerini davalıya aktararak ve bu tarihten sonra da birikimlerini yatırım araçlarında değerlendirmek üzere Ekim 1999’a kadar banka havaleleri ile davalı hesaplarına para gönderdiğini, bu tarihe kadar müvekkillerinin hesapları ile davalı şirketin işlem müdürü A. A.’nun ilgilendiğini, müvekkillerinin yatırımları ile ilgili talimatlarını telefonla anılan şahsa ilettiğini, müvekkillerinin talimatları ile zaman zaman yatırım araçlarının değiştiği gibi zaman zaman da bazı yatırımların paraya çevrilip paraların müvekkilleri tarafından çekildiği, bu işlemlerin tümünün Ş.Y. Şubesi aracılığı ile yapıldığını, A, A.nun yatırımları ile ilgili düzenli bilgi verdiğini ve bunları bazen de faksla gönderdiğini, verilen yatırım talimatlarının yerine getirilmesinde Ekim 1999’da bazı aksaklıklar olması üzerine bu hususta A. A.’ya şikayette bulunduğunu ve sonrasında A. A.’nun Ankara’ya gelerek (14.10.1999) müvekkillerine davalı şirket adına taahhütlerde bulunduğunu ve yatırım araçlarını paraya çevirerek kendisine ödenmesi talimatlarını yerine getireceğini bildirerek bu hususta düzenlenen protokolü imzaladığını ve akabinde de aynı hususta bilgiler içeren çift imzalı yazıyı müvekkiline gönderdiğini, bilahare A.A.nun şirketten kaçtığının öğrenildiğini, sonra görüşülen şirket yetkililerinin kendisine ait hesapta bir alacağın görülmediğini söylemeleri üzerine şirket yetkilileri ile yüz yüze görüşmeler yapıldığını, A. A. hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, tutuklanarak hakkında dava açıldığını, bu aşamada alınan ifadelerinde müvekkillerini kandırdığını söylediğini, davalı şirketin müvekkilleri hakkında yaptığı suç duyurusu ile ilgili olarak takipsizlik kararı verildiğini, bu arada müvekkillerinin 14.01.2000 tarihli ihtarla teslimi gereken yatırım araçlarını davalıya bildirerek derhal teslimini istediğini, buna olumsuz yanıt verilmesi üzerine yapılan şikayet sonrasında A.. A. ve şirket yetkilileri hakkında Şişli 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldığını ve SPK tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatıldığını, bunlar üzerine davalının kendi iç bünyesinde inceleme başlatarak nakit akış tablosu oluşturduğunu, bu tabloda müvekkillerinin hesaplarına 3’üncü kişilerden gelen paraların da davalı şirketten gelmiş gibi gösterildiğini, 18.10.1999 itibariyle belgede yer alan yatırım araçlarının varlığı doğrulandığı halde müvekkilinin nakit akışına göre sadece (129.459.700.281) TL alacağının bulunduğunun bildirilerek ibralaşmak istenildiğini ve ihtirazi kayıtla teslimi kabul etmediklerini, 15.10.1999 tarihli protokol, 18.10.1999 tarihli faks, 14.01.2000 tarihli davacı ihtarnamesi ve SPK raporunun uyum içinde olup müvekkillerinin alacağını doğruladığını, buna göre 13000 Lot D. Holding, 25000 Lot M. Gazetesi, 62000 Lot P., 400 adet İ. Bankası A, 1000 Lot İ. Bankası C ve 3000 Lot Tü. hisse senedi ile (235.000) TL nakdin davalı elinde bulunduğunu, SPK mevzuatına aykırı olarak müvekkilinin hesabı ile ilgili olarak davalı nezdinde bir kayıt tutulmadığının gerek şirket yetkililerinin beyanları ve gerekse de SPK raporu ile sabit olduğunu, müvekkillerinin nakdin hisse senedi olarak değerlendirilmesi talebine göre nakdin 18000 Lot P. ve 18000 Lot D. Holding hisse senedine tekabül ettiğini belirterek, 49600 L.D. Holding, 25000 Lot M. Gazetesi, 80000 Lot P., 400 Adet İ.Bankası A, 1000 Lot İ. Bankası C ve 3000 Lot T. hissesinin aynen teslimine, bunun mümkün olmaması halinde dava tarihi itibariyle değerlerinin tespiti ile (4.928.200) TL ile (129.459,70 TL nakit alacağa karşılık fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla şimdilik (130.000 TL’nin 18.10.1999 tarihinden itibaren en yüksek yatırım araçları getirisi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/111 Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı davada da yine fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla (4.374.840) TL’nin 18.01.2000 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı-birleşen dava davacısı vekili, müvekkili şirket aleyhine açılan davaların reddini istemiş, birleşen davada ise (İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2003/532 Esas), protokol başlıklı belgenin geçersiz olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalıya 49600 Lot D. Holding, 25000 Lot Milliyet Gazetesi, 80000 Lot P.., 400 adet İ. Bankası A, 1000 Lot İ.Bankası C, 3000 Lot T. hisse senedinden dolayı borçlu olmadığının tesbiti ile davacı-birleşen dava davalısı M.E. Ö.’ın müvekkili şirket nezdinde bulunan 16.940 adet İş Bankası C ile 100 adet İş Bankası A hisse senedinin dava tarihi ile değerinin tesbiti ile bedellerinin müvekkiline olan borcuna mahsubuna, ıslah ile de M.E.Ö.’ın müvekkiline olan borcu (17.905,72) TL’nin 20.10.1999 tarihinden itibaren İMKB ortalama repo faizi oranındaki temerrüt faiziyle birlikte tahsiline ve 16940 adet İş Bankası C ile 100 adet İş Bankası A hisse senedinin dava tarihi itibariyle değerlerinin tesbiti ile alacaklarından mahsubuna karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen 2004/111 Esas sayılı davanın reddine, birleşen 2003/532 esas sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Asıl ve birleşen 2004/111 esas sayılı davada davacı-birleşen 2003/532 Esas sayılı davada davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen 2004/111 Esas sayılı davada davacı-birleşen 2003/532 Esas sayılı davada davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen 2004/111 Esas sayılı davada davacı-birleşen 2003/532 Esas sayılı davada davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl ve birleşen 2004/111 Esas sayılı davada davacı-birleşen 2003/532 Esas sayılı davada davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 15/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.