Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/8134 E. 2015/9164 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8134
KARAR NO : 2015/9164
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) ANADOLU 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/02/2014
NUMARASI : 2013/328-2014/56

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/02/2014 tarih ve 2013/328-2014/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ile yapılan ticari faaliyet sebebi ile alacaklı konumda olduklarını, icra takibine konu olan miktarda davalı şirketin borçlu olduğunu, bu sebeple icra takibi başlattıklarını, ancak davalı şirketin borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, şirketlerin önceden ortak olduklarını, ancak 2008 yılında hisseleri,araçları ve taşınmazları karşılıklı olarak devrettiklerini, davacı tarafından yapılan para aktarımının devirler nedeniyle gerçekleşmiş olabileceğini, devirlerin ardından her iki tarafın kendi uhdesinde kalan şirketleri için genel kurul yaptıklarını, Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde ilan ve tescillerin yapıldığını, tüm işlemlerin davacı şirketçe de benimsendiğini, davanın kötüniyetle açıldığını ve 5 yıllık zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı şirket ve davacı şirketin TTK anlamında deniz ticareti işi ile iştigal ettiği, ünvanlarının da bu yönde olduğu, aralarındaki ticari iş ve hizmetlerin deniz ticareti ve gemi alım satımından kaynaklandığı, bu nedenle davanın Deniz İhtisas Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 141/1. maddesi uyarınca taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Bu nedenle, dilekçeler aşamasında iddianın serbestçe değiştirilebileceği, buna bağlı olarak görevli mahkemenin de değişebileceği nazara alınmaksızın dilekçeler aşamasının tamamlanması beklenmeden dava dilekçesinin sunulmasını müteakip evrak üzerinden görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki 6102 sayılı TTK’nın 5/2. maddesinin 2. fıkrası gereğince bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.Denizcilik İhtisas Mahkemeleri 6102 sayılı TTK’nın 5. kitabında yer alan deniz ticareti ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlidir. Somut olayda davacı dava dilekçesinde davalıya pek çok ödeme yaptığını, halen davalıya yapmış olduğu bu ödemeleri geri alamadığını, ayrıca hizmet bedeli ve diğer ticari işlemler nedeniyle alacaklı olduğunu bildirmiştir.Verilen hizmetin deniz ticaretinden veya deniz sigortasından kaynaklandığı anlaşılamamaktadır. Tarafların deniz ticaretiyle uğraşmaları uyuşmazlık konusu alacağın deniz ticaretinden kaynaklandığını göstermez. Bu nedenle mahkemece yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.