YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2260
KARAR NO : 2015/9265
KARAR TARİHİ : 15.09.2015
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY (KAPATILAN) 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/12/2013
NUMARASI : 2013/437-2013/182
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/12/2013 gün ve 2013/437-2013/182 sayılı kararı bozan Daire’nin 15/10/2014 gün ve 2014/7341-2014/15605 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili ile birlikte ortağı olduğu M.Yapı Ltd. Şti.’nin ortaklar kurulu tarafından alınan 07.04.2005 tarihli kararla şirkete müdür olarak atandığını, ancak TTK’nın 626. maddesinde hükme bağlanan özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı şekilde şirkete getirdiği noteri suça azmettirerek ve müdürlük görevini kasten kötüye kullanarak çalışan ve üreten şirketi mahkeme kararı olmadan notere durdurtup, noterle birlikte görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini, hakkında açılan ceza davasında mahkumiyetine karar verildiğini, davalının özen borcu görevini yerine getirmeyip, şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmeyerek yasadan kaynaklanan sorumluluklarını ağır şekilde ihlal ettiğinden yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasını gerektiren haklı sebeplerin tümünün gerçekleştiğini ileri sürerek, TTK’nın 630. maddesi uyarınca müdürlükten azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ceza kararının kesinleşmediği gibi, kesinleşse dahi haklı neden oluşturmayacağını, müvekkilinin sadece kasa durumunun noter kanalıyla tespitini amaçladığını, bunun da müvekkilinin özen yükümlülüğüne riayetini ortaya koyduğunu, ceza konusu olayda müvekkilinin kendisine bir menfaat sağlamadığı gibi, ilgili tutanakta kendi imzası ve onayı olmadan fatura düzenlenmemesi yönünde talimat verdiğini, özellikle şirketi devraldığı dönemdeki kötü tabloya rağmen şirketi hala faaliyette tutmasının ve şirket borçlarını ödeyerek haciz tatbiklerinde satışların önüne geçmesinin müvekkilinin şirket menfaatlerini en üst düzeyde koruduğunu gösterdiğini ve müdürlükten azli için yasanın aradığı haklı nedenlerin hiçbirinin gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 15/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.