Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/5789 E. 2015/20274 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5789
KARAR NO : 2015/20274
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

MAHKEMESİ : … Aile Mahkemesi
TARİHİ :…
NUMARASI : …

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, kendisinin tazminat taleplerinin reddi ve velayet yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, tazminat miktarları ve ziynet talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalının tüm, davalı-karşı davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden ve davacı-karşı davalının beyanlarından; dava konusu edilen ziynetlerin davacı-karşı davalı erkek tarafından bozdurularak harcandığı ve bu ziynetlerin kadın tarafından erkeğe iade edilmemek üzere verildiği hususunun da kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında dava konusu ziynetlerin dava tarihi itibarıyla değerlerinin belirlenerek davacı-karşı davalı erkekten tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple ziynet alacağı yönünden BOZULMASINA, hükmün temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden Ender’e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Hilal’e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 2. bentte oyçokluğuyla, 1. bentte oybirliğiyle karar verildi. 04.11.2015 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece ziynet eşyalarına yönelik dava ispat edilemediği gerekçesiyle reddedilmiş, hüküm davalı-davacı (kadın) tarafından temyiz edilmiştir. Sayın çoğunluk, dava konusu ziynet eşyalarının evlilik birliği içerisinde davacı-davalı (koca) tarafından bozdurulduğu ve kadın tarafından iade edilmemek kaydıyla verildiği de ispat edilemediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. Düğün sırasında takılan takılar eşlerden hangisine takılmışsa onun kabul edilmelidir. Öte yandan evlilik birliği içerisinde ve müşterek ihtiyaçlar için bozdurulup harcanan ziynet eşyalarının davacı kadının rızası ile bozdurulduğunun kabul edilmesi gerekir.
Türk Medeni Kanununun 186/3. maddesine göre “Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.” Türk Medeni Kanunu prensip olarak kadın erkek eşitliğini kabul etmiş bu nedenle de “eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılacaklarını” hüküm altına almıştır. Öte yandan “Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.” (TMK. md. 185/3)
Türk Medeni Kanunun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Somut olayda ispat yükünün davalıda olduğuna ilişkin özel bir düzenleme yoktur. Bu nedenle ispat yüküne ilişkin genel kuraldan ayrılmayı gerektirecek bir sebepte bulunmamaktadır.
Düğünde takılan ziynet eşyaları kadına ait olup kişisel eşya niteliğindedir. Ziynet eşyaları nitelik itibariyle rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev’i dendir. Bu sebeple nitelikleri itibariyle kadında bulunduğu karine olarak kabul edilir. Olağanın aksini iddia eden ispatla yükümlüdür. Niteliği itibariyle kadında bulunması gereken ziynet eşyalarının aile içerisinde ihtiyaç duyulması halinde bu eşyaları elinde bulunduran eşin rızası ile bozdurulması olağan olandır. Bu durum Türk Medeni Kanunun 185/3 ve 186/3 maddeleri gereğince davacı eş için aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu sebeple somut olayda ispat yükü kadına aittir. Davalı-davacı kadının kendisine ait ziynet eşyalarının rızası dışında ve iade şartıyla elinden alınıp bozdurulduğunu ispat etmesi gerekir. Kadın evlilik birliği içerisinde malvarlığından rızasıyla yaptığı katkıyı geri isteyemez. Kadının bu katkıyı kendisine ait ziynet eşyalarını bozdurarak yapmış olması sonucu değiştirmez. Türk Medeni Kanununun 186/3. maddesinin somut olayda uygulanmamasını gerektirecek bir hukuki gerekçede yoktur.
Toplanan delillerle davacı iadesini talep ettiği ziynetlerin rızası dışında elinden alınıp bozdurulduğunu ve kendisine iade edilmediğini kanıtlayamamıştır. Hükmün bu yönden de onanması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun bu yöne ilişkin görüşüne katılmıyorum.