Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/12609 E. 2015/9622 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12609
KARAR NO : 2015/9622
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/09/2013
NUMARASI : 2012/64-2013/471

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/09/2013 tarih ve 2012/64-2013/471 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29/09/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. A.. U.. ile davalı vekili Av. İ.. B.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı U. Tur. Otelcilik A.Ş. arasında 1989 tarihinde kredi sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ekonomik sebeplerle taksitlerin zamanında ödenmediğini, yaptıkları bir kısım ödemelerin ana paradan mahsup edilmediğini, kredi tahsilatına zamanında girişilmediğini, ipoteklerin nakte çevrilmediğini, bankanın borcun artmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili hakkında yurtdışına çıkış yasağı konulduğunu, bankanın haksız ve mevzuata aykırı eylemleri nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, 1.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan işlemlerde mevzuata aykırı durum bulunmadığını, menfi tespit davasında borcun belirlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının kredinin müteselsil kefili olduğu, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/347 esas sayılı menfi tespit davasında bankaya olan kredi borcunun belirlendiği, denetimden geçerek kararın kesinleştiği, işbu dava yönünden kuvvetli delil olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece, 1.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminat istemine ilişkin işbu dava reddedilip, davalı yararına 10.130 TL nispi vekalet ücreti takdir edilmiştir. Oysa, Avukatlık Asgari Ücre Tarifesinin 10/3. maddesi uyarınca manevi tazminat istemli davalarda, davanın tamamının reddi durumunda maktu vekalet ücreti uygulanacağı düzenlenmiş, yine maddi tazminat yönünden tarifenin 12. maddesinde, avukatlık ücretinin tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla belirleneceği, ancak hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen kısmı geçemeyeceği hüküm altına alınmış olup, mahkemece anılan hükümlere aykırı olarak vekalet ücreti takdir edilmesi bozmayı gerektirmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM bölümünün 4. fıkrasının çıkartılarak yerine “ Davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden 1.000 TL vekalet ücretinin, manevi tazminat yönünden ise 1.500 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibareleri yazılmak suretiyle hükmün bu şekli ile davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.