Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/17083 E. 2015/28085 K. 08.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17083
KARAR NO : 2015/28085
KARAR TARİHİ : 08.07.2015

Tebliğname No : 11 – 2013/185908
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. (Kapatılan Tuzla) Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/01/2008
NUMARASI : 2007/490 (E) ve 2008/20 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve Dolandırıcılık

Sanığın sorgusunda belirttiği adresten başka bir adrese yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu cihetle temyiz süresinde kabul edilerek yapılan incelemede,
Sanığın suç tarihi itibari ile kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğundan tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
I-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığının 31/07/2007 tarihli iddianamesi ile sanığın sevk irsaliyesi ve araç belgelerinde sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında sevk irsaliyesi ve araç belgelerinin sahte ve iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığı hususunda araştırma yapılmadığı, sahte olduğu anlaşılan sürücü belgesi hakkında ise açılmış bir kamu davası olmadığı anlaşılmakla, suça konu sevk irsaliyesi ve araç belgelerinin (ruhsat plaka vs.) sahte olup olmadığı araştırılmaksızın ve sürücü belgesinin sahteliği hakkında açılmış bir kamu davası bulunmadığı gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
II-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Sanık ve A.. D..’ın İstanbul’dan Konya’ya nakliye götürülmesi için anlaştıkları ancak nakliye konusu eşyalar araca yüklenmeden önce A.. D..’ın sanığın sunduğu belgelerin sahte olduğunu anlaması üzerine, sanığın olay yerinden uzaklaştığı ve kollukça yakalandığı olayda, sanığın nakliye götürülmesi hususunda anlaşma yaptığı ancak dolandırıcılık suçu yönünden icrai hareketlere başlamadığı, bu itibarla dolandırıcılık suçunu unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/07/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.