YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17194
KARAR NO : 2015/22651
KARAR TARİHİ : 01.10.2015
MAHKEMESİ : Görele İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/09/2014
NUMARASI : 2013/49-2014/25
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK’nun 134/8. maddesinde; “İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; fesih istemine konu olan ihalelerde satılan G… ilçesi B… mahallesi 328 ada 60 parsel sayılı taşınmazın muhammen bedelinin 85,62 TL, satış bedelinin ise 650,00 TL olduğu, 305 Ada 4 parsel sayılı taşınmazın muhammen bedelinin 27.616,18 TL, satış bedelinin ise 60.000,00 TL olduğu, 324 ada 6 parsel sayılı taşınmazın muhammen bedelinin 970,15 TL, satış bedelinin ise 1.100,00 TL olduğu, şikayetçinin icra mahkemesine verdiği dilekçesinde kıymetinin düşük olduğuna ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece yukarıda anılan taşınmazlara yönelik ihalenin feshi istemin bu nedenle reddi gerekirken işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden ret kararı sonucu itibari ile doğru olup sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK’nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Şikayetçinin yukarıda anılan taşınmazlara yönelik ihalenin feshi isteminin zarar unsuru yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden, anılan taşınmazlar yönünden, aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi doğru değildir.
İcra müdürlüğünce 11.07.2013 tarihli satış kararında; “Taşınmazın satış ilanının bir gazetede ilanına” karar verildiği, ilanın, Radikal isimli gazetede yayımlandığı, satış talep tarihine göre ise gazete tirajının 23.834 olduğu anlaşılmaktadır.
Konu ile ilgili İİK.nun 114/2. maddesinin 2. cümlesinde “İlanın yurt düzeyinde yayımlanan bir gazete ile yapılmasına karar verilmesi halinde bu ilan, satış talebi tarihinde tirajı elli binin üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile yapılır” düzenlemesine yer verilmiştir.
Satış ilanının tirajı yüksek gazetelerden birinde yayımlanmasına karar verildiği halde bu karara uyulmayarak 23.834 tirajlı bir gazetede ilanın yapılmış olması, satış kararına ve İİK.nun 114/2. maddesinde öngörülen yasal düzenlemeye uygun olmadığı için, bu işlem başlı başına ihalenin feshi nedeni olduğundan mahkemece ihalenin feshine karar verilmesi gerekir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan taşınmazlar dışındaki taşınmazlara ilişkin ihalenin feshi yerine bu taşınmazlar bakımından da istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.