Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/8839 E. 2015/9504 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8839
KARAR NO : 2015/9504
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/10/2013
NUMARASI : 2012/457-2013/449

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/10/2013 tarih ve 2012/457-2013/449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, T.’ın özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması sonucunda müvekkili ile T. arasında 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi’nin imzalandığını, bu sözleşme gereğince sözleşmenin imza tarihinden önceki tüm sorumluluğun ve işletme faaliyetine ilişkin tüm hak ve yükümlülüklerin T.’a ait olduğunu, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden önce kamulaştırmasız el konulan taşınmaz için Karacabey Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı ile müvekkili aleyhine hükmedilen tazminatın 25.06.2008 tarihi itibariyle toplam 1.896,09 TL olarak Bursa 10. İcra Müdürlüğün’ün dosyasına ödendiğini, müvekkili tarafından ödenen bu bedelden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 1.896,09 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini, İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesi hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, ayrıca davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden önce kamulaştırmasız el konulan taşınmaz ile ilgili olarak davacı aleyhine tazminat davası açıldığı, açılan bu davanın kabulüne karar verildiği ve mahkeme kararının takibe konulduğu, davacı tarafından 25.06.2008 tarihi itibariyle 1.896,09 TL ödemenin icra dosyasına yapıldığı, taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi’nin 7.4. maddesi gereğince ödenen miktardan davalının sorumlu olduğu, kamulaştırmasız el atmanın haksız fiil niteliğinde olması sebebiyle temerrüt ihtarına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.896,09 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 24.07.2006 tarihli sözleşme ile dört ilden oluşan elektrik dağıtım bölgesinde yer alan ve T. uhdesinde bulunan dağıtım sistemi, dağıtım tesisleri ve dağıtım tesislerinin işletilmesi için zorunlu taşınır ve taşınmazların, mülkiyet hakkı saklı kalmak koşuluyla, işletme hakkı U. T.a devredilmiş, sözleşmenin 7. maddesi ile dağıtım faaliyetinden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırılması yoluna gidilmiştir. Anılan sözleşmenin 7.2 maddesi, “Dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olarak, sözleşmenin imza tarihinden sonra ortaya çıkacak idari ve hukuki ihtilaflar şirket tarafından derhal T.’a bildirilir. Söz konusu dağıtım tesislerinin mülkiyetine dair bu idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bunlardan doğacak her türlü sorumluluk T.’a aittir. Şirket, gecikmesinde tehlike olan durumlarda T.’a bildirimde bulunmakla birlikte T. adına ve/veya hesabına gerekli tedbirleri almak ve işlemleri yapmakla yükümlüdür. Şirket tarafından alınan tedbirler ve gerçekleştirilen işlemlere ilişkin masraflar belgelendirilmek ve makul olmak şartıyla T.tarafından karşılanır.” hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, dağıtım faaliyetinin davalı T. tarafından gerçekleştirildiği dönemde yüksek gerilim hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın maliki tarafından, sözleşmenin imza tarihinden sonra davacı aleyhine tazminat davası açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, yine davacı aleyhine icra takibine başlanılması üzerine icra dosyasına 1.896,09 TL ödeme yapılmıştır. Mahkemece, davalının bu meblağın tümünden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, sözleşmenin anılan 7.2 maddesindeki ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği iddia ve ispat olunmadığı gibi, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları da değerlendirilmemiştir. Bu itibarla, mahkemece gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme, tazminat miktarı ile birlikte işlemiş faiz, yargılama gideri, vekalet ücreti, icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda rücu edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine,28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.