Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/3163 E. 2015/4523 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3163
KARAR NO : 2015/4523
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

Tebliğname No : 11 – 2013/74459
MAHKEMESİ : İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesi
[ Beyoğlu 9. Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan)]
TARİHİ : 10/05/2010
NUMARASI : 2008/270 (E) ve 2010/365 (K)
SUÇ : 213 Sayılı Kanuna Aykırılık

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihlerine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, vergi tekniği raporunda faturaların varlığından söz edilmesine rağmen dosya içinde sadece 2004 yılı içinde düzenlenmiş 3 adet fatura aslı bulunduğunun anlaşılması karşısında; suça konu faturaların onaylı suretleri getirtilip incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığı tespit edilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yetinilerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule görede;
2- 05.05.2008 tarihli iddianame ile vergi suçu raporu ve mütalaaya uygun olarak “2003, 2004, 2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarından dava açıldığı, her takvim yılındaki eylemler ayrı suçları oluşturduğu gibi aynı yılda birden fazla fatura düzenlenmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanık R.. D.. hakkında hangi takvim yılından hüküm kurulduğu da belirtilmeksizin yazılı şekilde tek suçtan mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık R.. D.. ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.